KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/3129 E., 2024/10515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1230 - 2021/1356
- İlk derece mahkemesi
- Nevşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/106 E., 2021/90 K.
Karar Metni
1.705 kelime·9 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Mahkeme karar başlığında davacı adının eksik yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde. Nevşehir ili ... İlçesi, 641 Ada, 8 parsel numaralı taşınmazın OHAL-KHK'lar ile kapatılan ve malvarlığına el konulan ....
Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından mal kaçırmak amacıyla 11.06.2015 tarihinde 24,700,00 TL bedel gösterilerek FETÖ/PDY örgüt mensubu şüphelisi olan davalının kardeşi ...’e muvazaalı satış yapılmış olduğunu, muvazaadan ötürü dava açılacağı sırada davadan hemen önce ... tarafından bu sefer de kardeşi olan davalı ...'e 02.03.2018 tarihinde 31.600, 00 TL bedel gösterilerek yeni bir muvazaalı satış yapıldığını, ancak bu satıştan haberdar olunmadığı için 11.06.2018 de malik zannedilen ...'e karşı dava açıldığını, tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili için Nevşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2018/338 Esas kaydı ile dava açıldığını,
açılan dava 2018/675 Karar sayılı kararı ile "tapu iptali ve tescil davalarında husumetin tapu kayıt malikine yöneltilmesi yasal zorunluluk olup, çekişmeli 641 ada, 8 parsel sayılı taşınmazın, davada taraf olarak yer almayan gerçek kişi şahış adına tapuda kayıtlı olup davalının davada taraf sıfatı bulunmadığı" gerekçesiyle pasif husumet yokluğundan reddedildiğini ve verilen kararın 11.01.2019 tarihinde kesinleştiğini, dava konusu Nevşehir İli, ...
İlçesi 641 ada, 8 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, Milli Emlak Müdürlüğünün 01.06.2018 tarihli ve 4296 sayılı "dava açılması" istemli yazısında da belirtildiği üzere 20.07.2016 tarihli ve 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla Ülke genelinde İlan edilen Olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmündeki Kararnameler gereğince.
Milli Güvenliğe tehdit oluşturduğu tespit edilen Fethullahçı Terör Örgütüne (FETÖ/PDY) aidiyeti, iltisakı veya irtibatı belirlenen, özel sağlık kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıf ve demekler ile bunların iktisadi İşletmeleri, vakıf yükseköğretim kurumları, sendika, federasyon ve konfederasyonların kapatıldığını, kapatılanlar yerlerle ilgili işlemlerin Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütüldüğünü, bu kurum ve kuruluşların mülkiyetinde olan taşınmazların Hazine adına tescilleri sağlandığını,
ancak bir kısmının ise 15 Temmuz 2016 darbe girişimine yakın bir zamanda cüzi bir bedelle ve mal kaçırma amacıyla satılmış olduğunun tespit edildiğini, OHAL-667 sayılı KHK ile kapatılan ...
Sanayi ve Ticaret A,Ş.'ye ait iken darbe girişimine yakın bir zamanda satarak elden çıkardıklarını, 11.06.2015 tarihinde 24.700,00 TL bedelle davalının kardeşi ...'e, ... tarafından da yine muvazaa kastıyla davalı şahıs ...'e 02.03.2018 tarihinde 31.600,00 TL bedelle satılan dava konusu taşınmazın, muvazaalı satışın yapılmış olduğu tarihe göre tahmin edilen bedelin tespit raporlarında 437.265,00 TL bedelle satılabileceği tespit edildiğini, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/4099 CBS soruşturma sayılı dosyasının bulunduğu,
FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü İle irtibatlı ve iltisaklı olduğu tespit edilen kurum yöneticileri, şüpheliler hakkında Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/237 Esas sayılı dosyasında açılan davanın devam ettiğinin bildirildiğini, taşınmazın tapu kayıtlarının dosyaya celp edildiği taktirde taşınmazla ilgili satış işlemlerinin görüleceğini, ...'in taşınmazını rayiç değerinden oldukça düşük bir miktarla üstelik de Hazine tarafından muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davalarının açılmaya başladığı dönem içerisinde kardeşi olan davalıya hangi amaçla sattığının açıkça ortaya çıkacağını, amacın mal kaçırmak olduğunu,
taşınmazın Hazine adına tescilini zorlaştırdığını, muvazaalı satış işlemlerinin iptal edilmesi gerektiğinin yerleşik Yargıtay kararları ile de sabit olduğunu, mahkemece gerek görüldüğü taktirde davanın muvazaalı satış işlemlerinin tarafı olan ... isimli şahsa ihbar edilmesini, Nevşehir ili, ...
İlçesi, 641 ada, 8 parsel numaralı 2.133,00 yüzölçümlü taşınmazın üçüncü kişilere devir ve satışının önlenmesi için tapu kaydı üzerine ihtiyadi tedbir konulmasını, davanın kabulü ile Nevşehir ili, ... İlçesi 641 ada, 8 parsel numaralı 2.133,00 yüzölçümlü taşınmazın üzerinde bulunan bütün şerhlerden ari bir şekilde tapusunun iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kardeşinin hayırsever bir iş adamı olduğunu ve eski tarihte kendisine gelinerek dava konusu parselin bağışlanması için müvekkilinden vekalet alındığını, sonrasında bağışladığı taşınmazda herhangi bir işlem yapılmadığını gören ...'in konuyu araştırdığını, araştırması neticesinde gayrimenkulün satış gibi gösterildiğini ve alan şahısların Fetö ile bağlantılı olduklarını öğrenmesi neticesinde bir taraftan gayrimenkulünü geri almaya çalışırken bir taraftan da Acıgöl mevcut ve önceki Belediye Başkanlarına müracaat ile yardım istediğini,
FETÖ yargılamaları başladığında Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/237 Esas ve 2018/48 Karar sayılı dosyası ile katılan sıfatıyla şahıslardan şikayetçi olunduğunu, uzun uğraşlar sonucunda müvekkilinin kardeşinin gayrimenkulünü geri aldığını, FETÖ'ye gayrimenkul hibe etmiş gibi gözükmek nedeniyle içine düştüğü üzüntüden kurtulduğunu, daha sonra Acıgöl ilçesinde yapılmak istenen yüksekokul için ...'ten arsa istendiğini, ancak toplu olarak arsalarının bulunduğu bölgede müvekkiline de arsası olması nedeniyle müvekkile de müracaat edildiğini ve kendisinin de arsasını bağışlamasının istendiğini,
müvekkil'nin ise kendisinin kardeşi kadar varlıklı olmadığını ve ancak başka yerden kendisine arsa verilmesi kaydıyla talep dilen arsayı bağışlayabileceğini, bunun üzerine dava konusu arsanın kardeşi tarafından kendisine verildiğini, müvekkilinin de yüksekokul yapılması düşünülen bölgedeki arsasını kardeşine verdiğini, sonrasında o bölgedeki arsaların tamamının kardeşi ... tarafından bağışlandığını, belirtilen işlemleri vekalet ile yapan kişinin Acıgöl Belediye Başkanı ... olduğunu, sürecin daha önceki kısmına vakıf olduğunu, ... ile müvekkili arasındaki satış/takas işlemini de bizzat vekalet ile gerçekleştiren kişi olduğunu,
ne müvekkili ne de kardeşi ... hakkında herhangi bir fetö/pyd soruşturması söz konusu olmadığını, mevcut bir soruşturmaya müşteki sıfatı ile katılanın kendileri olduğunu, kendisine ait olan gayrimenkulü geri alabilmek için mücadele eden, aldığında ise fedakarca gayrimenkulü yine ilçeye bir eğitim kurumu kazandırabilmek için bağışlayan, sonrasında ise iş bu dava ile karşı karşıya kalan müvekkilinin haklılığının tapu kayıtları celp edilip tanıklarının dinlenilmesi halinde ortaya çıkacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu parselin ilk sahibinin dava dışı ... olduğu, çeşitli tarihlerde taşınmazını fetö ile bağlantılı kurumlara verdiği 11.06.2015 tarihinde ise taşınmazın tekrar kendisine döndüğü, bilirkişi raporunda belirtilen üniversite alanının dava dışı ... tarafından bağışlanmış olup davalının da vermiş olduğu taşınmaz karşılığında dava konusu parselin ... tarafından kardeşi davalı ...'e verildiği, dinlenilen tanık beyanları ve edinilen belgeler ile dava konusu taşınmazın öncelikle asıl sahibine geri dönmüş olduğu,
kişi için açılmış herhangi bir fetö ile alakalı dava da bulunmadığı, malına tekrara kavuşan dava dışı Mehmet'in eğitim amacı ile vermiş olduğu arazisi yerine kardeşi olan davalıya dava konusu taşınmazı verdiği, dava konusu taşınmazın muvazaa ve mal kaçırmak kastı ile kaçırıldığı hususunda kanaat oluşmamış olup açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava tarihi itibariyle davalı hakkında ceza soruşturması ve davası bulunmadığı, ... Turizim ve ...
Öğretim isimli şirketler FETÖ/PDY Terör Örgütüne müzahir ve FETÖ/PDY Terör Örgütü soruşturmaları kapsamında 667 ve 668 KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu, Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2018 gün ve 2016/237 E. 2018/48 K. Sayılı ilanından taşınmazı devreden ...'in yargılamada katılan olarak yer aldığı, hüküm gerekçesinde "Mağdur ...'in ... İlçesi ... mahallesi 641 ada 8 parselinini 11.06.2013 tarihinde ...Tic. Ve Pazarlama A.Ş.
Adına Sanık....'e resmi senetle satış işlemi yaptığı, taşınmazların müştekiye taşınmaz üzerinde kursu yapılacağından bahisle hileli hareketlerle müştekiden alındığı, taşınmazın müştekiden bağış yoluyla alınmış olmasına rağmen satış yoluyla devrinin gerçekleştirildiği," hususuna yer verildiği,
bilirkişinin taşınmazın kardeşler arasındaki devir tarihindeki değerini 295.871,42 TL, Mehmet'e devir tarihi itibariyle 220,902,41 TL, dava tarihi itibariyle değerini ise 547.962,17 TL olduğunu tespit ettiğini, incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muvazaa bulunmadığı gerekçesini kabul etmediklerini, davalının taşınmazı piyasa değerinin çok altında aldığını ve taşınmazın öncesinde, FETÖ/PDY örgüt mensubu şüpheliye ait olduğunu, ülke genelinde ilan edilen Olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe konulan Kanun Hükmündeki Kararnameler gereğince iltisakı veya irtibatı belirlenen, özel sağlık kurum ve kuruluşları ile özel öğrenci yurtları ve pansiyonları, vakıf ve dernekler ile bunların iktisadi işletmeleri, vakıf yükseköğretim kurumları, sendika, federasyon ve konfederasyonların kapatıldığını ve taşınmazların Hazine adına tescillerinin sağlandığını,
ancak bir kısmının 15 Temmuz 2016 darbe girişimine yakın bir zamanda cüzi bir bedelle ve mal kaçırma amacıyla satıldığının tespit edildiğini, davaya konu taşınmazın önce ... tarafından kapatılan kurum ... Öğretim A.Ş.’ye satıldığı; ... A.Ş’nin ise diğer kapatılan kurum ... Turizm A.Ş.’ye sattığı; ... A.Ş’nin de diğer kapatılan kurum ... Öğretim Ticaret A.Ş.’ye sattığı; ...
A.Ş’nin ise 15 Temmuz 2016 darbe girişimine yakın bir dönemde mal kaçırmak amacıyla oldukça düşük bir miktarla ilk malik olan ...'e sattığı; ... tarafından ise mal kaçırmak saikiyle kardeşi olan davalı ...'e satıldığını, 11.06.2015 tarihinde 24.700,00 TL bedelle, sonrasında 02.03.2018 tarihinde 31.600,00 TL bedelle satıldığını, bedel tespit raporlarında 437.265,00 TL bedelle satılabileceğinin tespit edildiğini,
...'in taşınmazını rayiç değerinden oldukça düşük bir miktarla üstelik de Hazine tarafından muvazaa nedeniyle tapu iptali ve tescil davalarının açılmaya başladığı dönem içerisinde kardeşi olan davalıya hangi amaçla sattığının açıkça ortada olduğunu, anılan taşınmazın satış tarihi itibariyle edebileceği değer ile gerçekleşen satış değeri göz önüne alındığında, anılan satışın muvazaalı olduğunun açık olduğunu, haksız olan davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesinin, hem de matbu yerine yüksek miktarlı vekalet ücreti ve yargılama gideri takdirinin yanlış olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, muvazaa nedeniyle iptal talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalının hakkında ceza soruşturması ve davasının bulunmadığının anlaşılmış olmasına, taşınmazın önceki maliklerinden ...
Öğretim, ... isimli şirketlerin FETÖ/PDY Terör Örgütüne müzahir ve FETÖ/PDY Terör Örgütü soruşturmaları kapsamında 667 ve 668 KHK ile kapatılan şirketlerden olduğu, haklarında Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.02.2018 gün ve 2016/237 E. 2018/48 K. sayılı dosyasında davalının kardeşi olan ve taşınmazı davalıya devreden dava dışı ...'in katılan olarak yer almış olmasına,
dinlenilen tanık beyanları ve edinilen belgeler ile dava konusu taşınmazın asıl sahibine geri dönmesi sonrası davalının kardeşi ile taşınmazını takas ettiğinin ve dava dışı takas edilen taşınmazın eğitim amacı ile bağışlanmış olduğunun anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3129, K. 2024/10515, 6 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama