KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/313 E., 2023/170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/1738 E., 2020/107 K.
- Sayısı
- 2020/İHK-4659
- Hüküm/karar
- Başvurunun kabulü/İtirazın reddi
- Sayısı
- K-2019/96877
Karar Metni
1.952 kelime·10 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 22.05.2019 tarihinde davacıya ait davalıya kasko araç park halinde iken meydana hırsızlık olayında davacının aracının ön gövde kısmından bazı parçaların çalındığını, aracın darbe aldığı ve hasarlandığı, kasko poliçesine göre parça değişiminin orijinal parçalarla yapılacağının kabul edildiğini, davalı ... şirketinin zararı karşılamadığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.001,00 TL araç hasarının temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla talebini toplam 76.128,32 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasarın teminat dışı olduğunu, hasar miktarının fahiş olduğunu, sorumluluğun poliçe limitleri dahilinde olduğunu, başvuru tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "Sigortacı poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edileceği, dosyada mevcut beyanlar, deliller doğrultusunda, başvuru sahibinin ... Sigorta A.Ş tarafından karşılanmayan 76.128,32 TL maddi hasarına ilişkin zararın 02.08.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili gerektiği" belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde.
"Ekspertiz raporunda yer aldığı üzere, başvuru konusu araçtaki parçaların başvuran tarafından değiştirildiğini, değişen parçalarda kılcal çatlaklar bulunmakla, piyasadan “çıkma” olarak temin edildiği düşünülen parçaların orijinal olduğuna dair fatura ya da alış faturası veya orijinal parça kutuları başvuran tarafından ibraz edilmediğini, davacının sıfır olmayan parçalarla aracının hasarını giderdiğini ancak müvekkilden sanki değiştirilen parçalar orijinalmiş gibi talepte bulunduğunu, diğer yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda da,
araçta değişimi gereken parçaların orijinal olmadığına dair bir belgenin ibraz edilmemiş olduğu tespitine yer verildiğini, söz konusu hususta dosyaya sunulan ekspertiz raporu vb. tüm delillerin göz ardı edilmesinin yanı sıra, söz konusu hususun faturalar veya ilgili delillerin ibrazı ile ispat etmesi gereken tarafın başvuru sahibi olduğunu, kasko sigortası genel şartları A.3.1 maddesinde “Poliçede belirtilen araç ve aracın üzerine fabrika çıkışında standart donanım olarak monte edilmiş her türlü ses, iletişim ve görüntü cihazları ile poliçede belirtilmeleri koşuluyla araçta standardının dışında yer alan,
fabrika çıkışında veya sonradan ilave edilmiş aksesuarlar sigorta kapsamı içindedir.” düzenlemesinin yer aldığını, buna göre araca sonradan eklenmiş olan ve orijinal olmayan söz konusu ekranlar gibi ek aksesuarlar, poliçede belirtilmesi koşuluyla sigorta teminatı kapsamında olduğunu, dava konusu araç için tanzim edilen poliçeden ise bu aksesuarların teminat kapsamına dahil edilmediğini, ek teminatlar arasında da yer almadığını, sonuç olarak araçtaki orijinal aksesuarların dışındaki ek aksesuarlar, kasko sigortası teminatı kapsamında olmadığını, bilirkişi tarafından hasar miktarının KDV dahil 76.128,32 TL tespit edildiğini,
ancak ekspertiz raporunda (kabul manasında olmamak üzere) tespit edilen hasar miktarı 14.300,00 TL olup, bilirkişi raporundaki tespit ile aradaki farkın fahiş olduğunu, bilirkişinin esas aldığı parça ve işçilik fiyatlarının piyasa realitesine göre açıkça yüksek olduğunu ve hatalı iskonto uygulandığını, hasar gören parçalardan hangilerinin teminat kapsamı dahilinde olduğuna ilişkin bir inceleme yapılmaksızın davacının sorumlu olmadığı hasar kalemleri de dahil olmak üzere tüm zarardan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini,
davacı lehine vekalet ücretinin 1/5 olarak belirlenmesi gerektiğini" belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ... kararının dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine ve mevzuata, yerleşik Yargıtay kararlarına uygun olmasına göre, davalı ... vekilinin yasal dayanağı bulunmayan itirazının reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde.
"Ekspertiz raporunda yer aldığı üzere, başvuru konusu araçtaki parçaların başvuran tarafından değiştirildiğini, değişen parçalarda kılcal çatlaklar bulunmakla, piyasadan “çıkma” olarak temin edildiği düşünülen parçaların orijinal olduğuna dair fatura ya da alış faturası veya orijinal parça kutuları başvuran tarafından ibraz edilmediğini, davacının sıfır olmayan parçalarla aracının hasarını giderdiğini ancak müvekkilden sanki değiştirilen parçalar orijinalmiş gibi talepte bulunduğunu, diğer yandan hükme esas alınan bilirkişi raporunda da,
araçta değişimi gereken parçaların orijinal olmadığına dair bir belgenin ibraz edilmemiş olduğu tespitine yer verildiğini, söz konusu hususta dosyaya sunulan ekspertiz raporu vb. tüm delillerin göz ardı edilmesinin yanı sıra, söz konusu hususun faturalar veya ilgili delillerin ibrazı ile ispat etmesi gereken tarafın başvuru sahibi olduğunu, kasko sigortası genel şartları A.3.1 maddesinde “Poliçede belirtilen araç ve aracın üzerine fabrika çıkışında standart donanım olarak monte edilmiş her türlü ses, iletişim ve görüntü cihazları ile poliçede belirtilmeleri koşuluyla araçta standardının dışında yer alan,
fabrika çıkışında veya sonradan ilave edilmiş aksesuarlar sigorta kapsamı içindedir.” düzenlemesinin yer aldığını, buna göre araca sonradan eklenmiş olan ve orijinal olmayan söz konusu ekranlar gibi ek aksesuarlar, poliçede belirtilmesi koşuluyla sigorta teminatı kapsamında olduğunu, dava konusu araç için tanzim edilen poliçeden ise bu aksesuarların teminat kapsamına dahil edilmediğini, ek teminatlar arasında da yer almadığını, sonuç olarak araçtaki orijinal aksesuarların dışındaki ek aksesuarlar, kasko sigortası teminatı kapsamında olmadığını, bilirkişi tarafından hasar miktarının KDV dahil 76.128,32 TL tespit edildiğini,
ancak ekspertiz raporunda (kabul manasında olmamak üzere) tespit edilen hasar miktarı 14.300,00 TL olup, bilirkişi raporundaki tespit ile aradaki farkın fahiş olduğunu, bilirkişinin esas aldığı parça ve işçilik fiyatlarının piyasa realitesine göre açıkça yüksek olduğunu ve hatalı iskonto uygulandığını, hasar gören parçalardan hangilerinin teminat kapsamı dahilinde olduğuna ilişkin bir inceleme yapılmaksızın davacının sorumlu olmadığı hasar kalemleri de dahil olmak üzere tüm zarardan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını,
uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini ve vekalet ücretinin AAÜT gereğince belirlenecek ücretin 1/5 i olması gerektiğini belirterek" ... kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın ön gövde kısmında, çalınan parçalar sonucu meydana gelen hasarın tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 1409 uncu maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Eldeki davada 31.10.2019 sigorta eksperi tarafından hazırlanan bilirkişi raporunda, dava konusu aracın park halinde iken ön konsolda bulunan bazı parçalarının çalınması neticesi hasarlandığı, aracın ön kısımlarından araç gövdesinde kaynaklı ve sökülüp takılabilen parçaların değişimini gerektirecek derecede orta şiddette darbe aldığı ve hasarlandığı, 21 adet parçanın değişimi gerektiği, fiyatlarının karşısında belirtildiği, parçaların orijinal fiyatlarının esas alındığı, kasko poliçesinde araçta parça değişiminin orijinal parçalarla yapılacağının kabul edildiği,
poliçe genel ve özel şartları gereğince gerçek hasarın tespit edilerek orijinal parça fiyatlarına göre hesaplanan hasarın tazmini gerektiği, aracın tamirini yapan firmanın araç hasarını 64.192,00 TL (KDV dahil) olarak belirlediği, araçta meydana gelen hasar miktarının KDV dahil 76.128,32 TL olduğu, belirtilmiştir.
Davalı ... şirketince alınan 02.08.2019 tarihli ekspertiz raporu; “…Aracın çalındığı tespit edilen parçaları anlaşmalı serviste olmadığından tedarik edilememiş olup, sigortalı yönlendirme yapılmasına rağmen anlaşmalı/yetkili servise gitmeyi kabul etmemiş ve aracını Perfect Sound firmasına bırakmıştır.
Sigortalı ile tekrar iletişime geçilerek Türkiye stoklarında bulunmayan ve yetkili servisler tarafından temin edilemeyen parçaların ne şekilde temin edilerek araca takılacağı sorulduğunda; ekspertizinin yapıldığı Perfect Sound firması tarafından orijinal olarak takılacağı ve kendisinin montaj işlemlerini burada yaptırmak istediği bilgisi alınarak (hiçbir şekilde aksi konusunda ikna edilememiştir) tarafımızdan onay alınmaksızın araç montaj işlemleri gerçekleştirilmiştir.
Kontrol amaçlı Perfect Sound firmasına gidilmiş, aracın parçalarının montajlarının yapıldığı, orijinal olarak montaj yapıldığı belirtilen parçalar üzerinde kılcal çizikler olduğu ve fatura ile kutuları görülmek istendiği de ise tarafımıza ibrazının yapılamayacağı bilgisi alınmıştır. Montaj işlemleri sonrası Perfect Sound firması tarafından kapanış amacıyla tarafımıza kdv dahil fatura iletilerek dosya kapanışı talep edilmiştir.
Parçaların piyasada takılma olasılığı göz önüne alınarak piyasa araştırılması yapılmak istenmiş, Perfect Sound firmasının bulunduğu bölge olan İstanbul / Bayrampaşa bölgesinde Radyo-Teyp firması olarak Google üzerinden yapılan araştırmalarda “MM POWER ASAF AUTO” ismi ile bir firma bulunarak kendi aracımız hasarlanmış gibi whatsapp üzerinden görüşme sağlanmış, buna göre aracın komple onarımı 14.300 TL'ye yapılabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Dosya kapsamından dava konusu aracın tamirini yapan MM Power Asaf Auto isimli firma tarafından düzenlenen 04.07.2019 tarihli faturada aracın tamir bedeli KDV dahil 64.192,00 TL olarak belirlenmiştir. Davacının gerçek zararı faturada belirlenen miktar kadar olup fatura bedelinin üzerinde zarar meydana geldiğinin kabulü ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır.
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir.
Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine İletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine,
10.01.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy)
KARŞI OY
Davacı vekili, dava dilekçesinde aracın onarımına ilişkin taleplerinin davalı tarafından karşılanmadığını, aracın gerektiği gibi ve süresi içerisinde davalı tarafça onarılmaması karşısında kendileri tarafından onarımının yaptırıldığını, ancak davalının gerçek zarardan sorumlu olduğu ve aracın layığı ile onarılmamış olduğu gözetilerek faturaya itibar edilmeksizin davalının sorumlu olduğu gerçek zararın tespiti gerektiği talebi ile fazlaya ilişkin hakları kalmak kaydıyla 5.000,00 TL’nin tahsilini talep etmiş, Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporu doğrultusunda talebini ıslahla 76.128,32 TL’ye ıslah etmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davalı taraf, davacının aracındaki hasar nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olup, gerçek zararın tespitinde yalnızca davacının düzenlettirdiği belge ve faturalara itibar edilemeyeceği açık olup, dosya kapsamı gereği, uzmanlık isteyen bir konuda HMK 266.maddesi gereğince rapor alınarak gerçek zararın belirlenmesi gerekmektedir.
Buna göre, Hakem Heyetince toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen davacının gerçek zararına ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre sayın çoğunluğun davacının onarım faturasındaki miktar kadar zararının oluştuğunun kabulü ile kararın bozulması yönündeki (2) numaralı bozma bendine katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/313, K. 2023/170, 10 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama