KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/3192 E., 2022/14070 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
696 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne dair verilen karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, ... tarafından verilen 29.08.2018 tarihli itirazın reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 26.03.2017 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalıya ... poliçesi ile sigortalı aracın dava dışı araçla çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen kendilerine ödeme yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli iş göremezlik zararı yönünden 42.000,00 TL maddi tazminatın yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslahla toplam talebini 239.894,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile kalıcı maluliyetten doğan zarar için 239.894,00 TL'nin 10.01.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; ... kararına davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen davalının itirazının reddi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiilin tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzük'üne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'ine, 01.09.2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'ine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'ine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Bilirkişi Kurulu'nun 06.11.2017 raporunda davacının meydana gelen kaza sebebi ile %58 oranında malul kaldığı bildirilmiştir. Karara esas alınan rapor, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında düzenlenmiştir. Anılan rapora karşı davalı tarafça, davacının muayene edilmeden rapor düzenlenmesinin hatalı olduğu, tespit edilen arazın kaza ile arasında illiyet bağının olup olmadığının araştırılması gerektiği ve diğer yönlerden itiraz edilmiştir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; kaza tarihi itibari ile davacının kaza nedeniyle maluliyeti oluşup oluşmadığı ve varsa maluliyet oranının, 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere göre belirlenmesi için, Adli Tıp Kurumu veya en yakın üniversite hastanesinin adli tıp ana bilim dalı başkanlığından rapor alınıp oluşacak sonuca göre (maluliyet oranı bakımından davalı tarafça %35 oranın üzerinde olan maluliyete itiraz edildiği gözetilerek davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, hatalı maluliyet raporuna göre karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-6098 sayılı TBK'nın 51. ve 52. maddeleriyle, tazminatın belirlenmesi ile tazminattan yapılacak indirim ve sebepleri düzenlenmiştir. Haksız fiile dayanan tazminat istemlerinde; haksız fiilin unsurlarından olan zarara ilişkin tüm tespitlerin doğru biçimde yapılması ile zarara etki eden tüm hususların dikkate alınması gerekir. Anılan yasal düzenlemeler gereği, tazminatı belirleme konusunda tek yetkili olan mahkemece (hakemce), zararı doğuran ya da ağırlaştıran durumların (müterafik kusurun) re'sen dikkate alınması zorunlu olduğundan, bu hususta bir itiraz olup olmadığına bakılmaksızın gerekli incelemelerin yapılması şarttır.
Somut olayda davacının yolcusu olduğu aracın zorunlu trafik sigortacısına karşı açılan davada trafik kazasına konu soruşturma evraklarında davacının eşinin davacının emniyet kemeri takmadığını belirttiği, tanıkların da davacının yerde yattığını beyan ettiği, davacının yüz, omurga ve kürek kemiği bölgelerinde yaralanmasının olduğu anlaşılmakla, emniyet kemeri takılmaması nedeniyle tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, itiraz hakem heyetince hatalı değerlendirmeyle cevap dilekçesinde bu husus ileri sürülmediği gerekçesiyle buna yönelik itirazın reddine karar verilmesi yerinde olmadığından, kararın bu nedenle de bozulmasını gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3192, K. 2022/14070, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama