Davacı vekili, 17/02/2020 tarihinde davalı belediyenin sorumluluğunda bulunan yoldaki bozukluk nedeniyle gerçekleşen trafik kazasında müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.730 TL araç hasarına ilişkin, 1.600,00 TL araç mahrumiyetine ilişkin maddi tazminat ile 5000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili talebinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin 26/04/2021 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiği gerekçesi ile davanın feragat nedeniyle reddine, davalı yararına vekalet ücreti takdirine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya uygun olmasına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, dosyanın
İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, 30/03/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.