KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/3247 E., 2024/6059 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/385 E., 2021/396 K.
- Hüküm/karar
- Kısmen kabul
Karar Metni
1.687 kelime·8 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında görülen rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalı ...mirasçıları ..., ... ve ... yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalı ...mirasçıları ..., ... ve ... vekili tarafından duruşmasız olarak, davalı ... vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Mahkeme kararı davacı vekili ile davalılar ...mirasçıları vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... geldi. Davalı ... ve diğer davalılar tarafından gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Adana ili, ... ilçesi, 2866 ada, 13 parselde kayıtlı taşınmazın, davalı ... tarafından dava dışı ...'ye 28.12.1993 tarihli resmi satış senediyle satıldığını, ... adına tapu senedi düzenlenerek adı geçene verildiğini, ancak bu satış işleminin tapuya tescilinin yapılmadığını, taşınmazın çeşitli tarihlerde el değiştirdiğini, dava dışı ... tarafından Hazine aleyhine tazminat davası açıldığını ve ilamın icraya konulması neticesinde adı geçene ödeme yapmak zorunda kaldığını, ...'ın aynı taşınmazı iki kere satarak haksız kazanç elde ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 106.761,86 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili vekili cevap dilekçesinde; davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
2. Davalı ...mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; devletin kusursuz sorumluluğu sebebiyle yapılan ödemeler dolayısıyla ihmali bulunan personele karşı açılan rücu davalarında iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu sürenin davaya konu olayda dolduğunu, davalı tapu memuru ...'in davaya konu olayda kusurunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.12.2015 tarihli ve 2015/64 Esas, 2015/578 Karar sayılı kararıyla; davalı ... hakkında açılan davanın husumet yokluğundan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kabulü ile 106.761,86 TL'nin ödeme tarihi olan 19.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ..., ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 16.10.2018 tarihli ve 2016/1710 Esas, 2018/6246 Karar sayılı ilamıyla; "...
Davacı vekilinin temyizi yönünden; dosya kapsamından, davalı ... tarafından 28.12.1993 tarihinde beş adet taşınmazın, aynı resmi senet ile beş ayrı kişiye satıldığı, diğer dört satış tapu siciline işlenmiş iken 13 parsel sayılı taşınmazın satışının sicile tescilinin unutulduğu, taşınmazın davalı tarafından 11.05.1994 tarihinde başka bir kişiye satılıp devredildiği, bilahare taşınmazın yeniden el değiştirdiği, taşınmazı ilk satın almış olan dava dışı ... tarafından durumun anlaşılması üzerine, son tapu malikine karşı tapu iptal ve tescil davası açıldığı,
o davanın reddedilmesi nedeniyle de davacı idare ve davalı ... aleyhine tazminat davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/803 Esas sayılı dosyası üzerinden görülen bu davada mahkemece, tazminatın Hazine ve ...'dan müteselsilen tahsiline hükmedilmiş, kararın temyizi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi tarafından 21.05.2014 tarihli kararla; tapu sicilinin yanlış tutulması nedeniyle oluşan zararlardan Hazinenin sorumlu olduğu, ...'a husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Hükmün icra takibine konu edilmesi neticesinde, davacı tarafından dava dışı ...'ye ödeme yapılmıştır. Davacı idare eldeki temyize konu davasını, TMK'nın 1007/2 nci maddesi uyarınca kendi personeline (vefat etmiş olması nedeniyle mirasçılarına), sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca da davalı ...'a yöneltmiştir. Dava, her bir davalı yönünden ayrı hukuksal nedenlere dayanmaktadır. Davanın davalı ... yönünden husumetten reddi doğru değildir.
İşin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. Davalı ...mirasçılarının temyiz itirazı yönünden; ...mirasçıları olan davalılar ..., ... ve ... davaya karşı süresinde zamanaşımı definde bulunmuşlardır.
Mahkemece davalıların zamanaşımı definin kabul edilmediği belirtilmiştir.10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı yasanın 84 üncü maddesi ile 2644 sayılı Tapu Kanununa eklenen "ek madde 2" ile özel bir zamanaşımı düzenlemesi getirilmiştir. Anılan maddede.
"Tapu ve kadastro işlemleri ile ilgili olarak, Devletin kusursuz sorumluluğu sebebiyle yapılan ödemeler dolayısıyla, ihmali bulunan personel aleyhine başlatılacak rücu istemleri, ödeme tarihinden itibaren iki yıl, her hâlde zarara yol açan işlemin gerçekleştirildiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.
Ağır kusura dayalı sorumluluğu bulunan personel için 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 73 üncü maddesi hükümleri saklıdır." hükmü düzenlenmiştir. Davaya konu işlem tarihi 28.12.1993, ödeme tarihi 19.09.2014, dava tarihi ise 27.01.2015'tir.
Aynı gün, aynı resmi senetle yapılan beş satıştan yalnızca bir satışın tapu siciline işlenmesinin unutulduğu, tapu müdürlüklerinin iş yoğunluğu, çalışma koşulları, işlemin yılın son günlerine denk gelmiş olması gözetildiğinde; bu durumun beşeri bir hatadan kaynaklandığı, ihmal düzeyinde kaldığı, davaya konu zararın meydana gelmesine neden olan işlem nedeniyle davalıların murisinin ağır kusurlu kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır.
Şu halde; davaya konu rücu istemi, işlemin gerçekleştirildiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle Ek madde 2 uyarınca zamanaşımına uğramıştır. Davanın ...mirasçıları yönünden zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken, davanın kabulüne hükmedilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." denilerek hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dairenin 23.09.2019 tarih ve 2019/275 Esas, 2019/4095 Karar sayılı ilamıyla davacı ve davalı ... vekillerinin karar düzeltme isteklerinin reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 10.03.2020 tarihli ve 2019/224 Esas 2020/138 Karar sayılı kararıyla; bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile ... yönünden kabulü ile 1.920,78 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, ...mirasçıları davalılar ..., ..., ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalılardan ... vekilince temyiz edilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Dairenin 09.11.2020 tarihli ve 2020/2884 Esas, 2020/3807 Karar sayılı ilamıyla; "...1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ...’ın tüm, davacının, davalılardan ...mirasçılarına yönelik temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının davalı ...’a yönelik temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamından, 14.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın satış tarihindeki bedelinin 5 ayrı kriter esas alınarak dava tarihine uyarlandığı; mahkemece, ortalama değer esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava rücu davasıdır.
Davacı tarafından dava dışı ...’ye ödenen miktarın rücusu talep edildiğine göre müddeabihin de ödenen miktar üzerinden değerlendirilmesi gerekir. Mahkemece, ödemenin ödemeye dayanak ilamın kesinleşmesinden önce yapıldığı da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Dairenin 06.07.2021 tarih ve 2021/514 Esas, 2021/4199 Karar sayılı ilamıyla davacı ve davalılardan ... vekillerinin karar düzeltme istekleri reddedilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne, ... yönünden kabulü ile 106.761,86 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine, ...mirasçıları davalılar ..., ..., ... yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ...mirasçıları vekili duruşmasız, davalı ... vekili duruşmalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...mirasçıları yönünden verilen red kararının hatalı olduğunu, anılan davalılar yönünden de kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ...mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; zamanaşımından ret kararı verilmesine rağmen davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı yönünden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu, zamanaşımından ret kararı verilmesi gerektiğini, davalının iyi niyetli olarak taşınmazı temlik ettiğini, hükümde ödeme gününün açıkça yazmadığını, bu durumun infazda tereddüte neden olabileceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının TMK'nun 1007 nci maddesi uyarınca ödediği tazminatın kendi personeli ve sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca satıcı olan davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi, 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun Ek Madde 2, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 73 üncü maddesi.
3.Değerlendirme 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile bozma ilamına uygun karar verilmiş olmasına, vekalet ücreti takdirinin yerinde olmasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ile davalı ...mirasçıları vekilinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece hüküm tesis edilirken ... yönünden davanın kabulü ile 106.761,86 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...' dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
6100 sayılı Kanun'un 297 nci maddesinin ikinci fıkrasında; "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesi yer almaktadır.
Şu halde, anılan yasal düzenleme gereğince hüküm fıkrasında ödeme tarihinin infazda tereddüte neden olacak şekilde açıkça yer almaması doğru görülmemiştir.
Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı ...mirasçıları vekilinin tüm, davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin ödeme gününe ilişkin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının, hüküm fıkrasının (1-a) numaralı bendinde yer alan “ödeme tarihinden itibaren” ibaresi çıkarılarak yerine "ödeme günü olan 19.09.2014 tarihinden itibaren" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3247, K. 2024/6059, 11 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama