KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/3431 E., 2024/12237 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1644 Esas 2022/91 Karar
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/1389 Esas 2016/1176 Karar
Karar Metni
779 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin BMW, Land Rover ve Mini Cooper marka araçların Ege Bölgesi çapında yetkili satış ve servis hizmetlerini yürüttüğünü. 18.08.2014 tarihinde ... Sanayi Tic. Ltd.
Şti adına kayıtlı ... plakalı aracın, seyir halinde tekleme yapması ve motor arıza ikaz lambasının yanması şikayeti ile şirketin genel müdürü davalı ... tarafından müvekkili servise getirildiğini, gerekli teknik işlemler yapılmakla beraber ikaz lambası için motor kontrol ünite programının yüklenmesi gerektiği davalı ...'ya bildirilmesine rağmen onay verilmemesi nedeniyle riskler kendisine ait olmakla beraber aracın teslim edildiğini.
29.09.2014 tarihinde müvekkili şirket ile iletişime geçilmeden İzmir'in en işlek kavşaklarından birinde yer alan elektronik reklam panosunda, dava konusu aracın su akıtmış fotoğrafının altına "... Servis Kalitesi" yazılmak suretiyle reklam yayınlanmaya başladığını, reklamın davalı ...'nın talebi üzerine davalı ... Sanayi Tic. Ltd.
Şti tarafından yayınlandığını, 18.08.2014 tarihli arıza nedeniyle aracın mekanik arızasının giderildiğini, müvekkili şirketin buna ilişkin bir kusuru olmamasına rağmen davalıların iş birliği halinde müvekkilinin ticari itibarına ve marka değerine zarar verdiklerini belirterek 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; eylemin müvekkili ... tarafından, davacı şirketin ayıplı servis hizmeti ve servis çalışanlarının sergilemiş oldukları olumsuz davranışlar nedeniyle gerçekleştirildiğini, diğer davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, davacının ağır kusuru nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, tüketiciye hizmet veren davacının tepkilere karşı hoşgörülü olmak zorunda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; denetime uygun bilirkişi raporlarına göre davacının, tamiri yapılan dava konusu araç yönünden hizmet kusurunun bulunmadığı; buna karşın davalı ...'nın, yetkilisi olduğu şirketin üzerine kayıtlı olan aracın yağ akıtma görüntüsünü "...
Servis Kalitesi" başlığıyla İzmir'in en işlek caddelerinden birinde yayınlattığı, davacı şirketin ticari itibarının zarar gördüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'dan tahsiline; davalı ...'nın aracın fotoğraflarını bizzat yayınlattığı; yetkilisi olduğu, aracın maliki olan ... Ltd. Şti. adına hareket etmediği, davalı . ... Sanayi Tic. Ltd.
Şti'nin de sahte olmayan fotoğrafı reklam panosunda yayınladığı dolasıyla her iki şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesi ile davalı şirketler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre davacı şirketin dava konusu aracın onarımını marka üreticisinin servis talimatlarına uygun şekilde yaptığı, davalı ...'nın eyleminin davacı şirketin ticari itibarına zarar verdiği, hükmedilen manevi tazminatın yerinde olduğu gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine; davalı ... Sanayi Tic. Ltd.
Şti'nin yayınlamış olduğu reklam ile haksız eyleme iştirak ettiği, zarardan sorumlu olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin davalı ..... San. ve Tic. Ltd yönünden davanın husumet nedeni ile reddi kararı verilmesine ve faize hükmedilmemesine yönelen istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın .... San. ve Tic. Ltd.
Şti. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne, 5.000,00 TL manevi tazminatın 29.09.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; reklamın İzmir'in en işlek kavşağında yayınlandığını, bu şekilde birçok kişiye ulaştığını, zarar ile hükmedilen tazminatın orantılı olmadığını, caydırıcı ve hakkaniyete uygun kabul edilemeyeceğini, tüm davalıların müşterek eylemleri ile zarara sebep olduklarını, davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti yönünden davanın reddedilmesinin ve diğer davalılar yönünden de hükmedilen tazminat miktarının hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız eylem nedeniyle manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı ...'nın yetkilisi olduğu davalı ... Ltd.
Şti. adına hareket etmediğinin, kendi ad ve hesabına hareket ettiğinin, bu nedenle temsilcisi olduğu adı geçen davalı şirket yönünden davanın reddedilmesinin hukuka uygun olduğunun; diğer davalılar yönünden de davacının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin ve olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3431, K. 2024/12237, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama