KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/3694 E., 2025/9555 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1550 - 2021/2034 K.
- İlk derece mahkemesi
- Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/768 E. - 2019/284 K.
Karar Metni
705 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ... denetçisi tarafından davalılar hakkında 18.03.2014 tarihli araştırma raporu düzenlendiğini, raporda inceleme döneminde ... Huzurevi Müdür vekili olarak görev yapan ...’nın, ... Sorumlusu ve Gerçekleştirme Görevlisi ...’ın ve ...
Müdürlüğünde gerçekleştirme görevlisi olan ...'ün 2010, 2011 ve 2012 yıllarında gerçekleştirilen alımlarda ve harcamalarda usulsüzlük yaparak toplam 156.227,77 TL kamu zararına sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, toplam 156.227,77 TL kamu zararının 144.248,22 TL’lik bölümünden ... ile ...’ün müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek 144.248,22 TL'nin yersiz ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesindeki hususları aynen tekrarla devamında toplam 156.227,77 TL kamu zararının 11.979,55 TL'lik bölümünden ... ve ...'ın müteselsilen sorumlu olduğunu ileri sürerek 11.979,55 TL'nin, 8.780,07 TL kısmının 23.08.2011 tarihinden, 3.199,48 TL kısmının 01.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili; ceza dosyasında müvekkilinin beraat ettiğini, kamu zararına sebebiyet verilmediğinin tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili; ceza dosyasında ihalelerde bir usulsüzlük olmadığı ve kamu zararına sebebiyet verilmediğinin tespit edildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan Çorlu 1.Asliye Ceza mahkemesinin 2017/178 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davalıların kendilerine menfaat temin ettikleri ve kamu zararına sebebiyet verdikleri yönünde bir bulguya rastlanmadığı gerekçesi ile suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeni ile Türk Ceza Kanunu'nun 223/2-a maddesi uyarınca beraatlerine karar verildiği,
kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, hukuk hakimi kural olarak ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı olmasa da aynı olay nedeniyle ceza yargılamasında hükme dayanak yapılan maddi olgular ile bağlı olduğunu, bu maddi ve hukuki olgulara göre; davalıya atfedilen eylemin gerçekleşmediğinin ceza mahkemesi kararı ile sabit olması, suçun unsurlarını tespit ederek maddi olguları somutlaştıran ceza mahkemesi kararı karşısında artık davalıların talep edilen miktar açısından davacı kurumun zararına neden olduğundan bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar vermiş olduğunu, hakimin; zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı olmadığını, mahkemenin ceza mahkemesinin kararı ile bağlıymış gibi bir hüküm vermesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl dava ve birleşen dava için kurum zararının rücuen tazmini istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davaya konu olayla ilgili olarak Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/178 Esas sayılı dosyası ile yapılan yargılamada davalıların beraatine karar verilmiş olup ilgili kararı denetimden geçerek kesinleşmiş olduğunun anlaşılmış olmasına, ceza yargılaması sırasında alınan birbiriyle uyumlu heyet raporları ile davalıların ...
Huzurevi için yapılan alımlarda en düşük teklif verene işi ihale ettiklerinin ve kişisel menfaat temin etmediklerinin belirlenmiş olduğunun anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3694, K. 2025/9555, 18 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama