KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/3774 E., 2024/7524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3484 E., 2021/2216 K.
- Dava tarihi
- 23.05.2017
- Hüküm/karar
- Ret - Esastan Ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/488 E., 2019/520 K.
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait ve davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın 03.03.2017 tarihinde meydana gelen kaza sonucu kullanılamaz ... geldiğini, davalının aracın pert olması nedeni ile zararın teminat dışı olduğu gerekçesi ile hasar bedelini reddettiğini belirtip fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 26.000,00 TL zararın kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda sürücü değişikliğine gidilmiş olması nedeni ile hasarın teminat kapsamında olmadığını, kaza esnasında sürücünün B. D. olduğunun belirtildiği ancak kaza tespit tutanağı ve görgü tanıklarının beyanları ile sabit olduğu üzere sürücünün kazadan sonra kaçtığının belirtildiği, sürücünün B.
D. olduğu belirtilerek doğru ihbarda bulunma yükümlülüğünün kasten ihlal edildiği, sürücünün kaza sonrası kaza yerini terk etmesi nedeni ile davacının taleplerinin genel şartlara göre teminat dışı kaldığını, sürücünün kaza yerini terkini gerektirecek tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi bir zorunlu halin olmadığını, her halükarda davacının tazminat ve faiz taleplerinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın pert sayılan aracın bedelinin tahsiline yönelik tazminat davası olduğu, dosyaya alınan 13.09.2018 tarihli raporda, sürücünün olay yerinden geçerli bir neden yokken ayrılması nedeni ile tazminat talebinin teminat dışında kaldığını ve sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, davacının itirazları gereğince alınan 06.02.2019 tarihli ek raporda araçtaki toplam zararın 33.000,00 TL olduğu, sürücünün Kasko Genel Şartları A.4.10. maddesine aykırı hareket etmesi nedeni ile %100 oranında kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği,
bilirkişi raporları, olayın akabinde çekilen araç fotoğraflarının birlikte değerlendirilmesi neticesinde sürücünün olay mahallini geçerli bir neden yokken terk etmesi nedeni ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; davacı ile davalı şirket arasında imzalanan poliçede gerekse de Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları’nda hasarların aracın pert sayılmasının teminat dışı olduğuna dair herhangi bir hüküm olmadığını, kaza yapan aracın önce refüje çarptığını, hızının azaldığını, refüje çarptığı sırada aracın hava yastığı da açıldığından dolayı da sürücünün yaralanmadığını, ancak iç kanama ve sair şüphelerle sürücünün önce hastaneye götürülmek istenildiğini, kaza yerinden çok uzaklaşmadan sürücünün iyi olduğunu söyleyerek geri döndüğünü, trafik kazası tespit tutanağı düzenlendikten sonra tekrar hastaneye gittiğini,
tanık beyanlarında da geçtiği üzere sürücüde yaralanma olmadığı için kolluk, Bekir Delice'nin sürücü olduğuna şüpheyle bakarak aleyhe tutanak tuttuğunu, tanıkların kazanın oluş şekli ve sürücüsü ile ilgili samimi beyanlarda bulunduklarını, kaza yapan araç sürücüsünün başka biri olduğu iddiasının Yargıtay yerleşik içtihatları gereğince de davalı tarafça ispatı gerektiğini, davalı tarafın böyle bir ispatı söz konusu olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kaskolu araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk etmesinin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı ve kaza yerinin terki nedeniyle kazada oluşan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı noktasında toplandığı, kaza tespit tutanağında olayı gören kişilerin beyanları doğrultusunda tutulduğu ve tutanakta sürücünün olaydan sonra kaza yerini terk ettiği, sonradan gelen şahsın ise olay yerini terk eden sürücü olmadığının beyan edildiği,
tutanağı düzenleyen memurların tanık olarak dinlendikleri ve aynı beyanlarda bulundukları, sürücünün olay yerini terk etmesini gerektiren zorunlu bir hal bulunmadığı, kaza tespit tutanağının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olacağı ancak aksinin ispatlanamadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf talebinde ileri sürdüğü nedenler ile kararı temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıya genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı aracın 03.03.2017 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde oluşan hasar/ pert bedelinin tazmini talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; kaza tespit tutanağının görgü tanıkları ifadelerine göre tanzim edilmiş olmasına, araç sürücüsünün olay yerini terk etmesinin gerektirecek zorunlu haline ilişkin delil ibraz etmemiş olmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3774, K. 2024/7524, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama