KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/3933 E., 2025/2482 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/64 E., 2022/178 K.
- İlk derece mahkemesi
- Ankara 28. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/136 E., 2020/274 K.
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili doktor tarafından davalıya 13.01.2018 tarihinde estetik operasyon gerçekleştirildiğini, işlem başarılı şekilde tamamlanmasına rağmen davalı tarafından sosyal medyada, müvekkilinin mesleği icra edişine dair olumsuz paylaşımlar yapıldığını, hasta sayısında azalma olduğunu, bu konuda zararın bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin meslektaşları ve hastaları huzurunda küçük düşürüldüğünü, maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sosyal medya hesabının müvekkiline ait olup olmadığı hakkında inceleme yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından Tüketici Mahkemesinde davacı aleyhine açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkili tarafından sosyal medya hesabından yaşamış olduğu operasyon süreci ve mağduriyetinin eleştiri sınırları içerisinde beyan edildiği, ifade özgürlüğü sınırlarının aşılmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından sarf edilen söz ve ifadelerin eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırları içinde olduğu, eleştiri sınırlarının aşılmadığı, bu nedenle manevi tazminat isteminin koşullarının oluşmadığı; davacının kesmekle mükellef olduğu Serbest Meslek Makbuzlarını adını vermek istemeyen hastalarına kesmediği, serbest meslek defteri gerçeği yansıtmadığından maddi zararın da ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından yapılan paylaşımların, davacının yapmış olduğu operasyon ile operasyon öncesi ve sonrası hastalara davranışlarının eleştirisi niteliğinde olduğu, doğrudan somut olgu isnadında bulunulmadığı, kişilik haklarının saldırıya uğramadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi tarafından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı;
her ne kadar bilirkişi raporunda davacının hasta sayısının azaldığı yönünde bir tespit bulunmakta ise de, hasta sayısındaki azalmanın doğrudan yapılan paylaşımlarla ilgili olduğu konusunda illiyet bağı kurulamadığı, maddi tazminat talebinin reddedilmesinin de hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından eleştiri sınırlarının aşıldığını, bu paylaşımlar nedeniyle hasta sayısında azalma olduğunu, bu hususun bilirkişi raporu ile ispatlandığını, mahkeme gerekçesinin yerinde olmadığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalının, sosyal medya hesabından operasyonunu gerçekleştiren davacı doktor ile ilgili sarf etmiş olduğu söz ve ifadeler nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalı tarafından sosyal medyada sarf edilen söz ve ifadelerle eleştiri sınırlarının aşılmadığının.
Anayasa Mahkemesinin pek çok kararında da benimsendiği gibi, demokratik bir toplumun zorunlu temellerinden olan ve toplumun ilerlemesi, bireyin özgüveni için gerekli temel şartlardan birini teşkil eden ifade özgürlüğü, sadece kabul gören veya zararsız yahut kayıtsızlık içeren bilgiler veya fikirler için değil, aynı zamanda kırıcı, şok edici veya rahatsız edici olanlar için de geçerli olup, yine pek çok kararında ifade özgürlüğünün bir dereceye kadar abartıya hatta kışkırtmaya izin verecek şekilde geniş yorumlanması gerektiğini kabul ettiğinin, demokratik toplum tarafından meşru sayılabilecek nitelikte,
ifade özgürlüğüne getirilmesi gereken bir sınırlamanın gerekli olmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3933, K. 2025/2482, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama