KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4266 E., 2022/15175 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü,
KARAR
Davacı vekili, 06/03/2016 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki motorsiklet ile davalı nezdinde trafik sigortalı aracın çarpışması neticesinde davacının yaralandığını ve % 27 oranında vücut fonksiyon kaybına uğradığını ileri sürmüş, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 150,00 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketinden faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 44.124,47 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddine savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kabulü ile 42.224,47 TL sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının 14/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuşur. İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazı reddedilmiş, davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi, belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından, mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.
Somut olayda, motosiklet sürücüsü olan davacının kaza tespit tutanağında kask takıp takmadığı belirsiz olarak işaretlenmiştir. Hakem Heyetince hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının kazadan kaynaklı olarak alt ve üst çene dişlerinin kaybı söz konusu olduğu ve toplam %27 maluliyeti için, bu arazın %17 oranında olduğu belirlenmiştir. Tüm bunlardan davacının kask takmadığı baş bölgesinden yaralandığı anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazı reddedilmiştir.
O halde, kask takmayarak baş bölgesinden de yaralanan davacının, meydana gelen zararda kendi etkenliğinin de olduğu, kaskın takılı olmamasının müterafik kusur teşkil edeceği gözetilip Dairenin yerleşik uygulaması gereğince, hesaplanan zarardan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eskik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. Fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17.maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; Hakem Heyeti'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16.maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4266, K. 2022/15175, 22 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama