KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4343 E., 2022/12510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- İlk derece mahkemesi
- Sakarya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
444 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hüküm, süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf edilmiş, istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, davalılar vekili tarafından bu kararın temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı alacaklı vekili, davalı borçlu ... hakkında takip yaptıklarını takibin semeresiz kaldığını, borçlunun davalı ... ile anlaşarak hakkında, alacağın tahsilini engellemek için Akçakoca İcra Müdürlüğünün 2017/824 sayılı takip dosyasından muvazaalı takip yaptıklarını belirterek, bu muvazaalı takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., eşinden boşandığında ekonomik sıkıntıya düştüğünü, bu nedenle arkadaşı Yaseminden peyder pey borç para aldığını, bu nedenle takip dayanağı bonoyu verdiğini, muvazaanın olmadığını savunmuştur. Diğer davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk derece mahkemesi, davalı borçlunun, 3. kişi olan ...'in 20 yıllık arkadaşı olduğunu beyanı karşısında, borçlunun durumunu bilen ve bilebilecek kişilerden olması gerektiği, diğer yandan, davalının, davalı borçluya borç verdiğine dair herhangi bir delil ibraz edemediği, 94.000,00 TL paranın borç verildiğinin banka hareketleriyle de ispat edilemediği,
muvazaalı olduğu iddia edilen takibin dayanağı olan 26/12/2016 düzenleme tarihli bononun taraflar arasında her zaman düzenlenebilir nitelikte olduğu davalı-borçlunun icra dosyasında maaş haczi dışında herhangi bir mal varlığı araştırması veya haciz işlemi yapmamış olması karşısında, söz konusu takibin danışıklı ve davacı alacağının tahsilini geciktirmeye yönelik muvazaalı takip olduğunun anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye mahkemesince, davanın BK 19. maddesine dayanan muvazaa sebebiyle tasarrufun iptali istemine ilişkin olduğu, davalıların yakın arkadaş olup aralarında varlığını ileri sürdükleri borç ilişkisinin ispatlanamadığı ve takibe dayanak bononun her zaman düzenlenebilir olması nedeni ile ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunarak istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön bulunmamasına,
davanın BK’nın 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı takibin iptali davası olması nedeni ile aciz belgesinin sunulmasına gerek olmamasına göre davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4343, K. 2022/12510, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama