KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4383 E., 2024/8298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2018/2767 - 2022/238
- Dava tarihi
- 28.01.2015
- Hüküm/karar
- Davanın reddi
- İlk derece mahkemesi
- Eskişehir Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/224 - 2018/1058
Karar Metni
806 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin davalı nezdinde hayat sigorta poliçesi bulunduğunu, sigortalının 15.10.2014 tarihinde solunum ve dolaşım yetmezliği sonucu vefat ettiğini, davalının haksız olarak başvuruyu reddettiğini açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL vefat tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında dava değerini 350.000,00 TL olarak yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müteveffanın ölümü neticesinde başvuru nedeniyle şirket yetkililerince yapılan incelemede ölüm sebebinin kalp ve damar hastalıkları olduğunun anlaşıldığını, müteveffaya kalp ve damar tanılarının, vefattan ve sigorta sözleşmesi imzalanmadan yaklaşık 7 sene önce konulduğunu, oysa sigortalının sözleşme imzalanırken düzenlenen sigortalı adayının sağlık beyan formunda kalp hastalığının bulunmadığını belirttiğini, müvekkili şirket tarafından, davacı tarafa talep edilen tazminat miktarının ödenmesinin mümkün olamayacağının bildirildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacıların murisi Gürsel Aysoy'un ölümünden önce garantör hayat sigortası sözleşmesi imzaladığı, merhumun ölüm raporunda 15.10.2014 tarihinde solunum ve dolaşım yetmezliği sonucu vefat ettiğinin belirtildiği, davacılar tarafından davalıya yapılan tazminat başvurusunun, sigorta yaptırırken kalp hastalığı rahatsızlığının belirtilmediğinden dolayı beyan yükümlülüğünün ihmali olduğu belirtilerek reddedildiği,
mahkememizce aldırılan bilirkişi raporuna göre dava konusu Garantör Hayat Sigortasında 350.000,00 TL vefat tazminatının sabit olduğu, sağlık beyanının alınmasında davalı sigorta şirketinin müterafik kusurlu olmasıyla vefat tazminatının %50'si 175.000,00 TL'nin talep edilebileceği kanaatine varılmış ve her ne kadar bilirkişi tarafından hayat sigortası sözleşmesinin dayanağı kredi sözleşmesinin bankadan istenmesi gerektiği belirtilmişse de hayat sigortası sözleşmesinin 08.08.2014 tarihinde kredi sözleşmelerinden ayrı olarak yapıldığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... murisin 10.01.2007 tarihinde yapılan koroner anjiyografi sonucu düzenlenen epikrizinde, 1996 yılında miyokard enfarktüsü (kalp krizi) geçirdiği, anevrizma operasyonu uygulandığı, 23.03.2009 tarihinde arteriosklerotik kalp hastalığı tanısının mevcut olduğunun belirtildiği; diğer yandan düzenlenen bilirkişi raporunda, 01.11.2012 tarihinde koroner by pass, 11.01.2013 de by pass greft operasyonları geçirdiği belirtilmiştir.
Poliçenin 08.08.2014 tarihinde tanzim edildiği, murisin 15.10.2014 tarihinde vefat ettiği, ölüm belgesinde ölüm nedeni olarak kalp yetmezliğinin belirtildiği, dolayısıyla ölümü ile bildirmediği hastalığı arasında illiyet bağının mevcut olduğu, poliçenin tanzimi sırasında bu denli yoğun tedavi gördüğü hususlarda sigortacıya bilgi vermesi gerekirken bunu kasten bildirmediği kabul edilerek anılan yasa hükmü gözetilerek davanın reddine karar verilmesi..." gerektiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; hayat sigortasından kaynaklanan vefat tazminatı istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar yönünden temyiz sınırı her bir dava arkadaşının davası için reddedilen miktarlar bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Somut olayda hayat sigorta poliçesi kapsamında 350.000,00 vefat teminatının davalıdan tahsili talep edilmiştir. Davacıların miras hisseleri dikkate alındığında, davacı eş ...'un en fazla 87.500,00 TL tazminat talep edebileceği görülmektedir.
Buna göre davacı eş ...'un talep edebileceği miktar dikkate alındığında temyizi ; Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi 2022 yılı itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kalmaktadır.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere , özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporunun kararda benimsenmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4383, K. 2024/8298, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama