KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4404 E., 2024/1312 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/831 E., 2021/816 K.
- Davacılar
- 1-... 2-... 2-Dilek Ercan 3-... 4-... 5-...vekilleri Avukat ...
- Dava tarihi
- 18.05.2011
- Hüküm/karar
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
1.134 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya direnilmiş, direnme kararının davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca direnme kararı bozulmuş, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 02.03.2011 tarihinde davalı şirkete zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın müvekkillerinin yaya olan desteğine çarparak ölümüne neden olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 175.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hesaplanacak gerçek zarar miktarından sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olarak sorumluluklarının bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.03.2013 tarihli ve 2011/523 Esas, 2013/155 Karar sayılı kararıyla; kusur bakımından benimsenen bilirkişi raporuna göre davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu, ancak desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı değerlendirilerek kusur oranı indirimi gözetilmeksizin hesaplama yaptırıldığı ve hesaplama yönünden bu rapora itibar edilmesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 84.318,76 TL, Esra için 4.622,66 TL, Yusra için 8.110,02 TL, Dilek için 12.244,72 TL, Furkan için 7.877,53 TL, Burak için 15.915,48 TL olmak üzere toplam 133.089,17 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 25.12.2014 tarihli ve 2013/13837 Esas, 2014/19491 Karar sayılı kararı ile. “Haksız fiil niteliğindeki trafik kazası nedeniyle TTK’nın 1283. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecburdur.
Bunun yanında işletenin, Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesinde düzenlenen sorumluluğunun karşılanması sağlamak üzere 91. maddesinde mali sorumluluk sigortası yaptırılması öngörülmüştür.
KTK'nın 86. maddesinde ise işletenin sorumluluktan kurtulması veya azaltılması hali düzenlenmiş olup sorumluluğun kaldırılması şartlarının bulunmadığı durumda kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür.
Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir.
Somut olayda davalı ... şirketine trafik sigortalı araç sürücüsünün % 30 oranında kusurlu olduğunun belirlenmiş olması karşısında, bilirkişi tarafından yapılan tazminat hesabından davalının bu kusur oranında sorumlu olacağı dikkate alınarak tazminata hükmedilmesi gerekirken belirlenen tazminat tutarının tamamından sorumlu tutulması doğru görüşmemiştir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Direnme Kararı
Mahkemenin 09.06.2015 tarihli ve 2015/199 Esas, 2015/426 Karar sayılı kararı ile; önceki gerekçeler genişletilmek ve Hukuk Genel Kurulunun emsal kararları uyarınca da kusurun yansıtılamayacağı gerekçesi ile direnme kararı verilmiş; direnme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
C. Hukuk Genel Kurulunca Verilen Bozma Kararı
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.07.2021 tarihli ve 2017/(17)4-2052 Esas, 2021/929 Karar sayılı kararı ile. "Somut olay değerlendirildiğinde; davalı ... şirketine trafik sigortalı araç sürücüsünün % 30, davacıların desteği yayanın %70 oranında kusurlu olduğunun belirlenmiş olması karşısında, davalı ..., destekten yoksun kalma zararından sigortalısının kusuru (%30) oranında ve limit dahilinde sorumlu olacaktır.
Mahkemenin gerekçesinde belirtilen Hukuk Genel Kurulu kararlarının somut olay ile bir ilgisi bulunmayıp, eldeki davaya emsal nitelikte olmadığı da açıktır.
Mahkemece, tazminat hesabından davalının işletenin ve eyleminden sorumlu olduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu olacağı dikkate alınarak tazminata hükmedilmesi gerektiği, öte yandan, 18.05.2011 olan dava tarihi gerekçeli karar başlığında 06.04.2015 olarak gösterilmiş ise de, bu yanılgının mahallinde düzeltilebilir bir maddi hata olarak kabul edildiğinden bozma nedeni yapılmadığı,
o hâlde, Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu" gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 34.066,37 TL, Esra için 1.386,79 TL, Yusra için 2.432,99 TL, Dilek için 3.673,39 TL, Furkan için 2.363,24 TL, Burak için 4.774,62 TL olmak üzere toplam 48.697,40 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; emsal içtihatlar ile tam kusurlu müteveffanın desteğinden yoksun kalanlara dahi yoksun kalınan desteğin tam karşılığının ödenmesi gerektiği hüküm altına alınmış olmasına rağmen aksi yönde karar tesis edilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, mahkemece davalı ... şirketinin destekten yoksun kalma zararından sigortalısının kusuru (%30) oranında ve poliçe limiti dahilinde sorumlu olacağı şeklinde değerlendirilme yapılmak suretiyle müvekkilleri açısından %30 oranından tazminat hesaplaması yapılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketine trafik sigortalı araç sürücüsünün %30, davacıların desteği yayanın %70 oranında kusurlu olduğunun belirlenmiş olması karşısında, davalı ... şirketinin sigortalısının kusuru oranında mı, yoksa kusur oranı gözetilmeksizin hesaplanan tazminatın tamamından mı sorumlu olması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 45 inci) maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olması, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığının anlaşılmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacıların adli yardım talebi mahkemece kabul edilmiş ise de HMK 339. maddesi gereğince temyizde haksız çıktığından 427,60 TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dosyanın kararı veren mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4404, K. 2024/1312, 8 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama