KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4475 E., 2024/1521 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/160 Değişik İş, 2022/156 Karar
- Sayısı
- 2022/İHK- 4398
- Dava tarihi
- 04.06.2021
- Hüküm/karar
- Davanın Kabulü /İtirazın Kabulü
- Sayısı
- 2021/143348
Karar Metni
1.150 kelime·6 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne karar verilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 13.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verildi.
Belli edilen gün ve saatte davacı tarafından gelen olmadı. Davalı vekili Av. ... geldi. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karar bağlanması için uygun görülen 13.02.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 27.06.2020 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın tek taraflı trafik kazası yapması neticesinde araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, belirsiz alacak davası açtıklarını belirterek şimdilik 4.800,00 TL sürekli iş göremezlik, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL bakıcı gideri temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 332.372,26 TL sürekli iş göremezlik, 9.298,84 TL geçici iş göremezlik, 2.324,71 TL bakıcı gideri olarak yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunduğu maluliyet raporunun mevzuata uygun düzenlenmediğini, başvurunun usulden reddi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren bir yıl bile dolmadan dava açıldığını, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararından sorumlu olmadıklarını, kusur raporu alınması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin 1/5'i oranında olabileceğini beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun kabulü ile 332.372,26 TL sürekli iş göremezlik, 9.298,84 TL geçici iş göremezlik, 2.324,71 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 343.995,81 TL tazminatın 24.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; aktüer bilirkişi raporu ile ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, davacının emniyet kemeri kullanmadığını, alkollü sürücünün aracına bindiğini ancak müterafik kusur indirimi yapılmadığını, kusura itirazları nedeniyle Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davacının usule uygun başvurusu bulunmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle başvuru usulden reddi gerektiğini, kaza tarihinden itibaren henüz bir yılı doldurmadan maluliyet raporu alan davacıya ait kalıcı maluliyetin belirlenmesi gerektiğini, bu nedenle sunulan raporun usule uygun olmadığını,
geçici iş göremezlik tazminatı ile tedavi ve bakıcı giderleri ZMSS Genel Şartları ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu gereği trafik poliçesi teminatı kapsamı dışında olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapıldığını ancak % 1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğini, davacı lehine nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki mevzuat olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik dikkate alındığı belirtmiş ancak davacının maluliyetine neden olan arazların ilgili yönetmelikteki engelin kalıcı ve sabit olması için son 12 ayda değişiklik olmaması gereken Kas ve İskeket sistemine ilişkin arazlar olduğu, bu nedenle sürekli maluliyetin tespiti için gereken 1 yıllık süre dolmadan alınan raporun usule uygun olmadığı, usule uygun maluliyet raporunun dava şartı olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 115/2 nci maddesinin ise uygulanamayacağını, tamamlanabilir dava şartı olmadığı gerekçesiyle kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; somut uyuşmazlık bakımından 12 ay tedavi süresinin beklenilmesini gerektiren bir durum olmadığını ve yönetmelik bakımından böyle bir zorunluluk öngörülmediğini, raporda davacıda tespit edilmiş olan arızaların tedavi edilmesinin mümkün olmadığının anlaşıldığını, davacının oran verilen arızalarının frontal kemikte çökme, bacaklarındaki uzunluk farkı ve burada meydana gelen bozulmalar olarak değerlendirildiğini, hem alt ekstremiteden oran verilmemiş olması hem de tedavisi mümkün olmayan arızaların olması nedeniyle tedavi süresinin beklenilmemesi gerektiğini, sunulan raporun Yargıtay içtihatlarına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın tek taraflı trafik kazası yapması sonucu yaralan davacının uğradığı zarar nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi ya da üniversitelerin adli tıp bölüm başkanlıklarının, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Davaya konu kazanın gerçekleştiği 27.06.2020 tarihi itibariyle Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup, davacının maluliyetinin bu yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir.
TBK'nın 51 inci maddesine göre hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak tazminatı belirleyecektir.
Dosya kapsamına göre, sigortaya usulüne uygun maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddine karar verilmişse de, TBK'nın 51 inci maddesi gözetilerek, İtiraz Hakem Heyetince; davacının yaralanmasına dair tüm tedavi evrakları davacıdan temin edilip dosya arasına alındıktan sonra, davacının maluliyet oranının tespiti için, Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerine uygun bizzat muayenesi yapılmak suretiyle rapor alınarak,
davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
VI. KARAR
Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,
Duruşmada vekille temsil olunmayan davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4475, K. 2024/1521, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama