KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4491 E., 2023/8940 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/185 D.İş - 2022/220 Karar
- Hüküm/karar
- Kabul/Davalı vekilinin itirazının kabulü, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılması, başvurunun usulden reddi
- Sayısı
- K-2021/176323
Karar Metni
1.156 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir.
Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) ile teminat altına alınan aracın 20.08.2020 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep ... saklı kalmak üzere 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 74.158,87 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen olay aynı zamanda iş kazası olduğundan yapılan ödemelerin araştırılması gerektiğini, davacı tarafından sunulan raporun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmaması nedeniyle geçerli bir maluliyet raporu ile başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, raporda belirlenen maluliyet oranının fahiş olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatından müvekkilinin sorumlu olmadığını, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini,
emniyet kemeri takılmaması ve istiap haddinin aşılması nedeniyle davacının müterafik kusurlu olduğunu, usulüne uygun belgeler ile müvekkil temerrüde düşürülmediğinden faiz sorumluluğunun dava tarihinden itibaren başladığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. ... KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; meydana gelen kazanın tek taraflı olması ve davacının yolcu olması nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu kabul edildiği, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının %5 oranında sürekli maluliyeti olduğunun ve iyileşme süresinin 30 gün olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile belirlendiği gerekçesiyle 71.867,58 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.291,29 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 74.158,87 TL tazminatın 03.06.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.
B. İtiraz Sebepleri
Davalı vekili itiraz dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusur oranın yerinde olmadığını, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, hesaplanan maluliyet oranının fahiş olduğunu, davacının maluliyetinin Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, hesaplamanın %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, davacının kaza sırasında emniyet kemeri takıp takmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek ... kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hükme esas alınan raporda maluliyet oranının sağ ön kol, sağ dirsek ve sağ omuzdaki yara izlerine dayalı olarak belirlendiği, ancak kazanın hemen ardından düzenlenen genel adli muayene formunda yalnızca sağ ön kolda oluşan yara izinden bahsedildiği, sağ dirsek ve sağ omuzdaki izler ile kaza arasında illiyet bağını gösterir belge de dosya kapsamında bulunmadığı, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik gereği yara izlerinin vücudun belli bir yüzdesini kaplaması gerektiği, hükme esas alınan raporun tazminat hesabına esas alınmasının mümkün olmadığı,
usulüne uygun raporla başvuru yapılmadığından başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kabulüne, ... kararının kaldırılmasına, başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğunu, raporun üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı tarafından adli tıp uzmanlarınca düzenlendiğini, raporda maluliyet ile kaza arasında illiyet bağının bulunduğunu, müvekkilinin bizzat muayene edilerek raporun düzenlendiğini, çözümü teknik bilgi ve deneyim gerektiren bir konuda hakem heyetinin bilirkişi görevlendirmek yerine kişisel değerlendirme yapmasının hukuka aykırı olduğunu, şayet rapor hüküm kurmaya elverişli değil ise bu hususun tamamlanabilecek bir eksiklik olduğunu ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ... ile teminat altına alınan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 ... Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 ... Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme İtiraz Hakem Heyetinin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, kaza ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilememiş olması ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan ... kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
11.09.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. Bu nitelikleri gereği de eksiklik bulunması halinde tamamlanabilir olup olmadıklarına göre ve 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114 ile 115 inci maddelerindeki düzenlemeler kapsamında ele alınmaları gerekir. Davanın esasına girilmesine engel olacak nitelikteki dava şartı eksiğinin giderilmesinin mümkün olduğu durumlarda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilip sonucuna göre karar verilmelidir.
2918 ... Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasından faydalanmak isteyen hak sahiplerinin dava yoluna gitmeden önce sigortacıya yazılı başvuru yapması gerektiği düzenlenmiş olmakla birlikte, başvurunun yapıldığı; ancak, eksik ya da usule uygun olmayan belge ile başvurulduğu savunmasının olduğu durumlarda usule uygun olmadığı savunulan belgedeki eksikliğin tamamlanabileceği açıktır.
Dosya içerisinde yer alan davacı tarafça sunulan Katip Çelebi Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen maluliyet raporunda davacının hipertrofik skar ve keloid nedeniyle %5 oranında malul kaldığı tespit edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.
Davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu yetkili sağlık kurulundan kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve bizzat muayene edilmek suretiyle davacıda oluşan yara nedbesinin (skar) keloid veya hipertrofik skar niteliğinde olup olmadığı ve vücut yüzeyinin yüzde birinden fazla alanı kaplayıp kaplamadığı hususlarına dikkat edilerek dosyada bulunan raporların da irdelenmesi ve çelişkiler giderilerek maluliyetin tespiti için Hakem Heyetince rapor alınmak üzere kararın bozulması
gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4491, K. 2023/8940, 11 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama