KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4550 E., 2022/10617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvurunun kabulüne dair karara karşı taraf vekillerince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 19/08/2020 tarih, 2020/İHK-11753 sayılı itirazın kısmen kabulüyle uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalıya karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralanarak malül kaldığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 15.001 TL bakiye sürekli işgöremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş; 04/04/2020 tarihli bedel artırım dilekçesi ile dava değerini 50.311,02 TL’ye olarak belirlemiş, 28/07/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 150.209,38 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından başvurunun kabulü ile 50.311,02 TL’nin 14/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hükme karşı taraf vekilleri itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak başvurunun kısmen kabulü ile 78.294,07 TL’nin 14/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine dair karara karşı taraf vekilleri temyiz yoluna başvurmuştur.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30.maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmeliğin 16. maddesine eklenen 13. Fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17.maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyeti'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi doğru ise de bu miktarın tarifenin ekinde yer alan ve ikinci kısım, ikinci bölümde belirlenen maktu ücretin altında kalması doğru olmamıştır. Ne var ki, belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, kararın 6100 sayılı HMK'nın 370.maddesinin (2) numaralı fıkrası uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4550, K. 2022/10617, 19 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama