KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4756 E., 2024/12614 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/65 E., 2021/311 K.
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·10 bölüm
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına karar verilerek temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ile davalılar ... ve ... vekili Avukat .. geldiler. Davalı ... adına gelen olmadı. Tarafların vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 10.12.2024 gününde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in karşıdan karşıya geçmekte iken, davalı ...'in maliki olduğu, ...'ın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hayati tehlikeye maruz kalacak şekilde yaralandığını, kaza tutanağında belirtilen kusur oranlarını kabul etmediklerini, davacının kazadan sonra iki ay gibi uzun bir süre yoğun bakımda kaldığını, kazanın etkisi ile hafıza kaybına uğradığını, kafa travması ve uzun süre komada kalması sebebiyle denge bozukluğu ve buna bağlı olarak yürümede zorluk, baş ağrısı ve hafıza kaybının halen mevcut olduğunu, davacının peyzaj mimarı olup, sağlıklı olduğu zamanlarda 1.000,00 TL kazanç sağladığını,
kaza tarihinden beri çalışamadığını ve bundan sonra da çalışma imkanı bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 25.000,00 TL maddi tazminatın (davalı ....'nin sigorta poliçesi kapsamıyla sorumlu olmak kaydıyla) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken-müteselsilen ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'den kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş,
yargılama sırasında 08.06.2015 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat yönünden talebini 79.043,20 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekilleri davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEMENİN İLK KARARI
Mahkemenin 31.12.2015 tarihli 2008/269 - 2015/246 sayılı kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davacının davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının kabulüne, daimi iş göremezlik tazminat miktarı 77.918,27 TL, geçici iş göremezlik miktarı 1.125,00 TL olmak üzere toplam 79.043,20 TL maddi tazminatın 25.000,00 TL yönünden olay tarihinden itibaren, ıslah edilen miktar yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen ( sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebi yönünden davalılar ... ve ...'den müteselsilen 50.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 05.12.2017 tarih ve 2016/7871 - 2017/11300 sayılı kararı ile, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle çelişkinin giderildiği bir hüküm kurulmak üzere kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; davacının davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının kabulüne, daimi iş göremezlik tazminat miktarı 77.918,27 TL, geçici iş göremezlik miktarı 1.125,00 TL olmak üzere toplam 79.043,20 TL maddi tazminatın 25.000,00 TL yönünden olay tarihi 16.04.2006 tarihinden itibaren, kalan miktar yönünden ıslah tarihi 09.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan sigorta şirketi yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
davacının davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 16.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 04.11.2020 tarih ve 2019/1192 -2020/6543 sayılı kararı ile, temyiz eden davalıların, davacının ıslah talebinin zamanaşımına uğradığı ile ilgili defi bulunduğu, zamanaşını defi yönünde olumlu ya da olumsuz karar verilmeksizin hüküm tesisinin doğru olmadığı ve manevi tazminatın fazla hükmedildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacının davalılar aleyhine açmış olduğu maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 25.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 16.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
davacının ıslah ettiği maddi tazminat miktarının zamanaşımı nedeniyle reddine, davacının davalılar ... ve ... aleyhine açmış olduğu manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.04.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacının maluliyeti ve yaşadığı mağduriyeti göz önüne alındığında manevi tazminat taleplerinin tam olarak kabulü gerekirken çok düşük miktara hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkemenin zamanaşımı defi yönünden verdiği ret kararı ve gerekçesinin hatalı olduğunu, zamanaşımı başlangıcının davada bedensel zarara ilişkin en son alınan adli tıp raporunun tarihi 08.05.2014 tarihi olduğunu, ıslahın zamanaşımına uğramadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalıların sorumluluğunda bulunan aracın karıştığı trafik kazası sonucu davacıda oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, manevi tazminatın takdirinde T.B.K.nun 56. maddesindeki özel hallerin dikkate alınmış olmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar.
Somut olayda hükmüne uyulan bozma ilamında kararı temyiz eden davalılar ... ve ...'in ıslah zamanaşımı def'inde bulunduğu, bu davalılar yönünden olumlu ya da olumsuz karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece davalılar ... ve ... yönünden davacının ıslah ettiği maddi tazminat miktarının zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile davalı ... dahil tüm davalılar yönünden ıslah zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetli olmayıp hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4756, K. 2024/12614, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama