KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/4806 E., 2025/4647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2149 E., 2021/1739 K.
- İlk derece mahkemesi
- Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/299 E- 2021/137 K
Karar Metni
533 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı ...'den alacaklı olduğunu, adı geçen borçlu hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, Adana İli ... İlçesi ... Mahallesi'nde kain 4720 ada 22 parsel nolu taşınmazı mal kaçırma amacı ile davalı ...'e 13.04.2018 tarihinde sattığını belirterek bu satış işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki satım işleminin gerçek bir satış işlemi olduğunu, satış işleminin yakın akrabalık ilişkisi nedeniyle muvazaalı olduğunun iddiadan ibaret olduğunu beyan ederek davacı tarafça açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.02.2021 gün, 2018/299 E.- 2021/137 K. sayılı ilamı ile; "...davalı ...'in, davalı borçlunun kardeşi olduğu, İİK madde 280/1 gereğince davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre, davanın kabulü ile; davalı ... ve davalı ... arasındaki Adana ili, ... ilçesi ... Mah. 4720 Ada 22 Parselde kayıtlı taşınmazın 13.04.2018 tarihli ve 7448 Yevmiye Numaralı satış işleminin davacının dava konusu Nusaybin İcra Müdürlüğü'nün 2018/91 sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak iptaline, davacı-alacaklıya Nusaybin İcra Müdürlüğü'nün 2018/91 sayılı takip dosyasındaki alacak ve fer'ileriyle sınırlı olarak dava konusu taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisi tanınmasına" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1- İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.12.2021 gün, 2021/2149 E- 2022/1739 K sayılı kararı ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. 2- Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki satış işleminin gerçek bir satış işlemi olduğunu, sadece yakın akrabalık ilişkisi bulunması nedeniyle muvazaanın var olduğunun iddia edilemeyeceğini, hiçbir yasanın akrabalar, tanıdıklar arasında satış işlemi yapılmasını yasaklamadığını, davacının davalı ... ile arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, mahkeme harç ve masraflarını dahi ödeyemeyen davacının, davalı ...'e 90.000,00 TL gibi yüksek miktarda borç vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, eksik inceleme sonucu hüküm kurulduğunu beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 2004 sayılı yasanın 277 ve devamı maddelerine göre açılmış, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davalı ...'in davalı borçlunun kardeşi olduğunun belirlenmesine davalılar arasındaki tasarrufun İİK madde 280/1 gereğince iptale tabi bulunmasına göre davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/4806, K. 2025/4647, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama