KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/5073 E., 2022/10888 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 01/08/2011 tarihinde davalı şirkete sigortalı aracın, davacı müvekkiline yaya halde iken çarpması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve %14 oranında maluliyetinin oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 82.034,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 79.015,00 TL sürekli ve 3.019,00 TL geçici olmak üzere toplam 82.034,00 TL maddi tazminatın 05/02/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince itiraz reddedilmiş, davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından davacı yaya ... ile davalıya sigortalı çarpan aracın sürücüsünün kollukta alınan ifadelerine göre, kazanın, sürücünün geri manevra yaptığı esnada davacıya çarpması sonucu meydana geldiği, kaza ile ilgili trafik kaza tespit tutanağının tanzim edilmediği anlaşılmaktadır.
Hakem Heyetince kazaya karışan tarafların, kollukta alınan ifadelerine göre, çarpan aracın kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu kabul edilerek, kusur raporu alınmadan, zarar hesaplanarak karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK 266 ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında
sürücülerin kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır. Bu sebeple eksik incelenme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
O halde, İtiraz Hakem Heyetince, Savcılık soruşturma dosyası getirtilerek, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii edilerek, tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5'i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5073, K. 2022/10888, 27 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama