KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/5183 E., 2024/1894 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3433 E., 2021/1813 K.
- Dava tarihi
- 26.01.2016
- Hüküm/karar
- Davalı vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine Davanın kabulüne
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/82 E., 2018/756 K.
Karar Metni
983 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın 05.05.2015 tarihinde asli kusurlu olarak yaya olan davacıya çarpması ve olay yerinden kaçması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada davacının yaralanarak sakat kaldığını, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı için 1.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatının (davalı kurum azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş 09.04.2018 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 204.658,51 TL'ye artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya sebebiyet veren aracın plakasının tespit edilmesi halinde müvekkilinin sorumluluğunun doğmayacağını, araç plakası tespit edilememesi halinde müvekkilinin sorumluluğunun kaza tarihi itibariyle geçerli poliçe limiti olan 290.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, kazanın davacının iddia ettiği şekilde meydana geldiğinin ispatlanması gerektiğini, kusur durumunun bilirkişi incelemesi ile tespit edilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun adli tıp kurumundan alınmasını, müvekkilinin sorumluluğunun bedelsel zararlarla sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik zararının bedensel zarar olmadığını,
geçici iş göremezlilik zararının maddi zarar olarak kabul edilmese dahi 6111 sayılı yasa gereğince bir tedavi gideri zararı olan geçici iş göremezlik zararından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) sorumlu olması gerektiğini, müvekkilinden kaza tarihinden itibaren faiz talep edilemeyeceğini, avans faiz talebinin de reddi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının meydana gelen trafik kazasında yaralanması nedeni %100 oranında maluliyetinin oluştuğunun belirlendiği, kazaya neden olan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın % 50 oranında kusurlu olup güvence hesabının teminatı kapsamında yer alan araçlardan olduğunu açıklayarak davanın kabulü ile 204.958,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren değişebilir oranlarda işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; kazanın gerçekliğinin ve plakası tespit edilemeyen aracın varlığının somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, bu hususları ispatlayan hiçbir delilin dosya kapsamına alınmadan hüküm kurulduğunu, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, maluliyet raporunda belirlenen hususların, dava konusu kazayla ilgili herhangi bir bağının bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini açıklayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; olayın hemen akabinde düzenlenen trafik kazası tespit tutanağıyla plakası tespit edilemeyen bir aracın davacıya çarptığı ve davacının yaralandığı hususunun sabit olduğu, maluliyet raporunun dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ıncı maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, ... Yönetmeliğinin 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi.
3. Değerlendirme 1. Dava devam ederken taraflardan birisinin ölmesi durumunda, ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur (TMK m. 28/1). Bu nedenle, davaya ölen kişi tarafından devam edilmesi mümkün değildir. Somut olayda olduğu gibi, yalnız öleni değil mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar, tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, tüm mirasçılar tarafından mecburi dava arkadaşı olarak devam edilir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 599 uncu maddesi gereğince mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar.
Eldeki davada, davacı ... dosya temyiz edildikten sonra vefat etmiştir. Mirasbırakanın taraf ve dava ehliyeti bulunmamakta olup mirası bir bütün olarak kazanan mirasçılarının davaya dahil edilmesi ve taraf teşkili sağlanarak uyuşmazlık hakkında sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
O halde yapılması gereken öncelikle yargılama esnasında vefat eden davacının veraset ilamına göre tüm mirasçılarının davaya katılımı konusunda taraf teşkilinin sağlanması gerekir.
2. Davacının karar tarihinden sonra 16.12.2022 günü öldüğü anlaşılmıştır. Davacının sürekli iş göremezlik tazminatının hesabına ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunda muhtemel yaşam süresi dikkate alınarak hesaplama yapılmıştır. Oysa somut gerçeğin bulunduğu durumda varsayımlara dayalı hesaplama yapılamayacağı anlaşılmakla, davacının ölüm tarihi dikkate alınarak beden gücü kaybı zararı hesabının buna göre yapılması gerekir.
3. Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) ve (2) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5183, K. 2024/1894, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama