KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/532 E., 2023/10448 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1434 Esas 2021/1924 Karar
- Hüküm/karar
- Davanın Reddine-İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
- İlk derece mahkemesi
- Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/1359 Esas 2019/944 Karar
Karar Metni
1.073 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde.
12.03.2016 tarihinde davacının kullandığı araç ile davalı ... tarafından Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası yapılan ve diğer davalı tarafından kullanılan aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek bu kaza nedeniyle oluşan maluliyet zararının giderilmesi için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının sigorta şirketi yönünden sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren geçecek 8 iş günü sonrasından başlamak üzere,
diğer davalı yönünden ise kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, 15.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...' den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; usule ilişkin itirazlarının olup yetkili mahkemenin Osmaniye Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı taraf ile uzlaşmış ve tarafından davacıya 6.000,00 TL ve diğer kaza esnasında bulunan kişiye de tarafından 6.000,00 TL olmak üzere toplam 12.000,00 TL ödendiğini, bu hususun uzlaşma raporu ile sabit olduğunu, uzlaşma tutanağının soruşturma dosyası içerisinde bulunduğunu, kaza sonrasında davacıya maddi ve manevi olarak destek olduğunu, kendi psikolojisinin büyük oranda bozulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava öncesinde dava konusu kaza sebebi ile davalı ... şirketine başvurulduğunu, davalı ... tarafından hasar dosyası açıldığını, davacıya maluliyeti nedeniyle 15.06.2016 tarihinde %75 kusur oranı esas alınarak davacı yanın %10 oranında maluliyeti için 34.848,96 TL ödeme yapıldığını, tazminat hesabı sonrasında kask indirimi yapılması gerektiğini ve geçici iş göremezlik talebinin reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan delillere göre "...
Her ne kadar davacı tarafından davalılar aleyhine tazminat davası açılmış ise de; olay sonrası Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sırasında tarafların uzlaşma yoluyla aralarındaki uzlaşmazlığı çözümledikleri ve Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/3825 soruşturma sayılı dosyasında uzlaşma sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253/19.maddesi uyarınca, dava konusu eylem nedeniyle uzlaşmanın sağlanılması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının ve dava açılmış ise davadan feragat edilmiş sayılacağının hüküm altına alınmış olduğu, davaya konu edilen uyuşmazlığın da taraflar arasında Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucu çözümlendiği,
davalı ...'in, davacıya 6.000,00 TL ödemesi suretiyle uzlaşmanın sağlandığı anlaşıldığından davacı vekili tarafından davalılar hakkında açılan tazminat davalarının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taraflar arasında uzlaşma sağlanmış olsa da uzlaştırmacı tarafından (sen burada uzlaşsan dahi dava hakkın halen devam eder tazminatlarını alırsın sadece kişinin cezalandırılmaması için bu anlaşma sağlanacak cüzi bir miktarda söyle para da almış olursun) ' a benzer söylemlerde bulunularak müvekkilinin yanıltıldığını, müvekkilinin vicdanlı davranarak davalının cezalandırılmaması için uzlaştığını, müvekkilinin haketmiş olduğu bedeller ile uzlaşma kapsamında anlaşılan 6.000,00 TL arasında büyük bir farkın olduğunu, müvekkilinin haketmiş olduğu bedellerde takdiri indirim yapılarak müvekkili lehine davanın kabulü gerekirken reddine karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın kesin olmadığı belirtilerek istinaf incelemesi yapılmış, "...Davacı ile davalı sürücü ... arasında 28.04.2016 tarihli uzlaşma teklif formu düzenlendiği, uzlaşma teklif formunda uzlaşmanın hukuki sonuçları kapsamında aydınlatıcı bilgi verildiği,
Osmaniye Cumhuriyet Savcılığı 2016/3825 sor. sayılı dosyasında yapılan uzlaşma kapsamında davacının kaza olayı ile ilgili olarak 6.000,00 TL karşılığında mahiyetini ve hukuki sonuçlarını anladığını beyan ederek uzlaşmayı kabul ettiği, soruşturma dosyasında uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla davacının olayın asıl faili konumunda bulunan davalı sürücü ... ile uzlaşmış olması sebebi ile davalı sürücü ...'den rücu imkanı bulunan davalı ... aleyhinde tazminat davası açamayacağı,
davacının tazminat davası açma hakkından uzlaşmak sureti ile vazgeçmiş olduğu anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince davanın tümü ile esastan reddine karar verilmesi yerinde olmuştur." gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; taraflar arasında her ne kadar uzlaşma sağlanmış olsa da uzlaştırmacının müvekkilini yanılttığını, müvekkilinin sadece kişinin cezalandırılmaması için uzlaşmaya vardığını, tazminat haklarının devam ettiğini düşündüğünü, davanın bu şekilde sonuçlanmasının müvekkilini mağdur ettiğini, İlk Derece Mahkemesinin uzlaşılan bedel ile hesaplanan bedel arasındaki büyük farkı görerek hesaplanan bedelde takdiri indirim yapılmak suretiyle davanın kabulüne karar vermesi gerekirken davanın reddine karar vermesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası yapılan ve diğer davalının sürücüsü olduğu aracın karıştığı kazada karşı araç sürücüsünün yaralanması ve malul kalması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı ile sürücüden manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 85 vd. maddeleri, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’ nun 49 uncu 51 inci, 54 üncü maddeleri, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/532, K. 2023/10448, 9 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama