İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/5518 K.2025/13690

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün…

Esas2022/5518Karar2025/13690Tarih7 Ekim 2025Okuma8 dk · 1.502 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/5518 E., 2025/13690 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Ekim 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8.Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1812 E., 2021/2077 K.
İlk derece mahkemesi
Tekirdağ 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/282 E., 2021/228 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.502 kelime·8 dk okuma·7 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 07.10.2025 tarihinde Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı şirket sigortalısı ...'in davaya konu trafik kazasında vefat ettiğini, müteveffanın maliki olduğu aracın davalı şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile 23.05.2009 - 23.05.2010 tarihleri arasında sigortalandığını, sigortalı aracın 21.02.2010 tarihinde müteveffa ...'in alkol ve alkolün etkisi altında sevk ve idaresinde iken ölümlü trafik kazası meydana geldiğini ve ...'in vefat ettiğini, kazada vefat eden ...'in desteğinden yoksun kalanlar tarafından,

destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle davacıya karşı Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2013/E-3350.33 sayılı dosyası ile dava açıldığını, açılan dava neticesinde verilen 2013/E-3350.33 - K-2013/2531 sayılı, 24.12.2013 tarihli karar ile şirketin tazminat ödemeye mahkum edildiğini, söz konusu ilamın, Aliağa İcra Müdürlüğü'nün 2016/5395 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, icra dosyasına 27.12.2016 tarihinde toplam 234.845,22 TL ödeme yapıldığını, söz konusu trafik kazasının meydana gelmesine sigortalı araç sürücüsü alkol ve alkolün etkisi altında, tam kusuruyla sebebiyet verdiğini,

21.02.2010 tarihli trafik kazası tespit tutanağı uyarınca müteveffa ...'in kaza anında alkollü şekilde araç kullandığı ile kazaya asli ve tam kusuruyla sebep olduğu açıkça tespit edildiğini, yine 21.02.2010 tarihli trafik kazası tespit tutanağı incelendiğinde muris ...'in KTK m.48/5 uyarınca alkol ve uyuşturucu maddenin etkisi altında araç kullandığı tespit edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 24.12.20 13... /e-3350.33 - k-2013/2531 sayılı ilamında sigortalı araç sürücüsü ve işleteni ...'in kazanın meydana gelişinde asli ve tam kusurlu olduğu ve kaza sırasında alkollü olduğunun tespit edildiğini,

trafik sigortası genel şartları’nın b.4 maddesinde alkollü araç kullanmak rücu nedeni olarak gösterildiğini, belirterek, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 234.845,22 TL'nin 27.12.2016 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde ise; aynı olay nedeniyle ödemek zorunda kaldığı 1.991,51 TL'nin 09.02.2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalılardan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili asıl ve birleşen davaya cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının ölenin alkollü olduğunu tıbbi belgelerle kesin ve şüpheye yer vermeksizin ispat etmesi gerektiğini, savcılık dosyasına sunulan epikriz raporunda koklamakla alkollü olduğu kayıtlı olduğunu, fakat epikriz rapor içeriğinde alkolün promil değerine dair ve alkol olduğuna dair somut kabul edilir hiç bir veri içermediğini, olayda alkol dışında kazaya sebebiyet veren asıl etmenin aşırı hız olduğunu, yolun virajlı olması ve aşırı hıza bağlı aracın kontrolü kayıp edilerek yoldan çıkmasının kazanın oluşumuna ayrı bir dış etmen olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince; ispat edilemediği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekilince istinafa başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince aralarında nöroloji uzmanının da bulunduğu 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan bilirkişi raporuna göre kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiğinin tespit edildiği de gözönünde tutulduğunda, davalıların rücuen sorumlu bulunduğu tazminat miktarının belirlenerek karar verilmesi gerektiği, bu haliyle davacının delillerinin toplanmamış bulunduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; kaza sonrasında ... Devlet Hastanesinde 21.02.2010 tarihli muayene raporunda ölenin koklamakla alkollü olduğu yönünde tespite yer verildiği, sigortalı araç sürücüsü ve maliki olan davalıların murisinin kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğu, kazanın salt alkolün etkisiyle meydana geldiği,

bu bakımdan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.4.d-c bendinde düzenlenen rücuen tazminat koşullarının davacı lehine oluştuğu, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4. maddesi gereğince, hak sahiplerine ödenen tazminatın maddede düzenlenen şartların gerçekleşmesi halinde rücuen talep edilebileceği, trafik sigorta poliçesini yapan sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarının sürücünün kusur oranına göre ve zarar görenlerin gerçek zararı kadar olabileceği, davacı sigortacının zarar görenlere ödediği tazminatı değil, ödenmesi gerekli gerçek zarar miktarını,

ödediği miktar ile sınırlı olmak üzere sigortalısından isteyebileceği, somut olayda davaya konu tazminat davacının sigortalısı ölenin mirasçıları davalılara tahkim dosyası üzerinden belirlenen ve ödenen bedeli ilişkin olup, davacının bu ödemeyi talebe haklı gösterdiği, davacının dava açmakta haklı bulunduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile asıl dava yönünden, 234.845,22 TL tazminatın 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

birleşen Tekirdağ 2. ASHM'nin 2018/176 Esas sayılı dosyası yönünden de 1.991,51 TL tazminatın 09.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, davacıların desteğinin oranı belirlenememekle birlikte alkollü olduğu ve tam kusuru ile yaptığı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiği, alınan 3 kişilik uzman bilirkişi raporuna göre kazanın alkolden kaynaklandığı, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında da bir usulsüzlük bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalılar vekili duruşma istemli temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince kesin olarak hüküm verilmesinin hatalı oluğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazlarının dikkate alınmadığını, davalılar murisinin tam kusurlu kabul edilmesinin dosya kapsamına uygun olmadığını, koklayarak alkol kontrolü yapılan belgeye dayanılarak müteveffanın alkollü kabul edilmesinin hakkaniyetli olmadığını, kazanın oluşuna etki edebilecek diğer faktörlerin değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu vefat eden araç sürücüsünün yakınlarına ödenen destekten yoksun kalma tazminatının, desteğin kaza sırasında alkol ve alkolün etkisi altında iken araç kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle davalılardan rücuen tazmini talebine ilişkindir.

1. Davalılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Birleşen dava yönünden hükmedilen tazminat miktarı 1.991,51 TL olup Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 78.360,00 TL'nin altında kalmaktadır.

2. Davalılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

2918 sayılı KTK'nın 48 maddesinde; "(Değişik: 24.05.2013 - 6487/19 md.)'de; uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri almış olan sürücüler ile alkollü olan sürücülerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu" belirtilmiştir.

Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97 maddesinin birinci fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tespit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasar poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 07.04.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 02.03.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.20 05... /11-624-713 sayılı ilamları)

Dosyadaki bilgi ve belgelerden, Tekirdağ Devlet Hastanesi'nin 21.02.2010 tarih, muayene saati 17: 11... sayılı ...'e ait Genel Adli Muayene Raporu'nda, trafik kazası nedeniyle getirildiği, bilinç kapalı, BT'de beyin içinde ve akciğerlerde yaygın kanama olduğu, koklamakla alkollü olduğuna dair şerh bulunduğu, bunun dışında alkolmetre ya da kan testi yoluyla bir kontrol ve tespit yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Adalet Bakanlığı Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu da dosyaya kazanadırılan 04.01.2021 tarihli raporunda "...

Bir şahsın alkol durumu hakkında mütalâada bulunabilmek için alkolmetre cihazıyla ya da kan alınarak alkol düzeyinin tespit edilmiş olması gerektiği, varsa bu tetkiklerle birlikte şahsın nörolojik, oftalmolojik ve dahili muayenelerine ait detaylı bulguları gösteren raporların mevcudiyeti halinde alkolün şahıs üzerindeki etkilerinin değerlendirilebileceği, ancak dava konusu olayda alkolün tespitine yönelik tetkik yapılmadığı gibi varsa alkolün düzeyine bağlı olarak şahıstaki etkilerini değerlendirilebilecek bir raporun da kişinin geçirdiği kafa travması nedeniyle bulunmadığı cihetle ...'in kaza anında alkollü olup olmadığı,

alkollü ise alkolün düzeyi ve dava konusu kişi üzerindeki etkilerinin neler olduğu hususlarında yorum yapılamadığı,... " yönünde görüş bildirmiştir. Bu durumda, somut davada kazanın alkolün tesiri altında meydana geldiği kesin delillerle ispat edilemedeğinden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin birleşen davaya yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Duruşmada vekille temsil olunmayan davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer omadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5518, K. 2025/13690, 7 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. VI. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5518
Karar No
2025/13690
Tarih
7 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/5534 K.2025/6281
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5573 K.2025/10708
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/5582 K.2025/12664
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5596 K.2025/10690
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5619 K.2025/10688
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/5638 K.2025/10368

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.