KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/5768 E., 2023/636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2023
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Hüküm/karar
- Konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına
- İlk derece mahkemesi
- Sorgun Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
830 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusu kalmayan dava hakkında karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.01.2023 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ile davalı ... İnşaat Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili Avukat ... gelmişler, diğer davalı ... adına duruşmaya katılan olmamıştır.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu şirket hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu 266 ve 3662 nolu parselleri 19.06.2015 tarihinde davalı ...’a onun da 21.07.2015 tarihinde davalı Fikriye sattığını belirterek bu tasarrufların iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazların raiç bedelden satın alındığını, müvekkilinin iyiniyetli Esas No : 2022/5768
olduğunu belirterek haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
2.Davalı borçlu şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı alacaklı ile 24.06.2016 tarihinde temlik sözleşmesi yapıldığını ve borcun ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
3.Davalı ..., taşınmazları raiç bedelden kâr amacı ile satın aldığını, umduğu kârı elde edemeyince davalı ...’ye sattığını belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borçlunun borcu nedeniyle yapılan satışlar sonucu üçüncü kişi konumundaki davalı ...'in mamelekinde kalan bir para olmadığından bahisle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, açılan davada davacının haklı olması nedeni ile yargılama giderlerinden davalıların sorumlu olduğuna karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Mahkemece davayı açmakta haklı oldukları gerekçe bölümünde açıklanmış iken tasarrufa konu taşınmazların ... olması nedeniyle terditli taleplerinin kabulüne karar verilerek tazminata hükmedilmesi gerekirken açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığını,
2. Yargılama sırasında ihtiyati haciz ve tedbir taleplerinin kabul edilerek taşınmazlar üzerine tedbir konulduğunu, tedbir konulmasına rağmen icra müdürlüğüne cevapta taşınmazların satışına engel bir durum bulunmadığının bildirilmesinin İİK'nun 281 inci maddesinin amacına aykırı bir şekilde hatalı olduğunu, bu yöndeki karara yönelik kendilerine bir itiraz hakkı tanınmamış olmasının hatalı olduğunu, haliyle haklı olduklarının kabul edildiği bir davada mahkemece yapılan hukuki değerlendirme ve işlem neticesinde müvekkilinin alacağını alamadığını,
3. Akbank Genel Müdürlüğünce rehin yönüyle yapılan takiplerde cebri satıştan önce ne kadar alacağın var olduğu, ne kadar ödemenin yapıldığı, cebri icra ile ne kadar ödeme yapıldığı hususunda netlik kazanmayan durumlar varken talepleri olmasına rağmen yazışma yapılmamasının doğru olmadığını, rehinli takip devam ederken borçlu şirket tarafından Akbank'a ödemeler yapıldığı, tahsil edilen bedelin ise gerçek bedelden fazla olduğu yönüyle araştırma yapılmadan hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların borçlunun başka bir borcu nedeniyle tesis edilen ipotekler nedeniyle satıldığı, bu satıştan davalılara ödenen bir bedel bulunmadığından dava konusuz kaldığı, davacının, satışa neden olan ipotek alacağının daha az olduğu iddiasının ipotek alacaklısı eldeki davanın tarafı olmadığı gibi bu hususta açılmış bir davanın bulunduğundan yerinde olmadığı,
ilk derece mahkemesinin, kararının dayandığı delillerle, yasaya uygun gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin HMK.nun 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf sebepleri tekrar edilmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 nci ve devamı maddeleri
3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar ... ve ... İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketine verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5768, K. 2023/636, 18 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama