Hükmüne uyulan Dairemizin 11.12.2017 gün 2016/2370 E. 2017/8147 K. sayılı ilamında; “…Mahkemece, her ne kadar 32 dosyada ayrı ayrı açılan davalar birleştirilerek (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m. 166) tek dosya üzerinden dava sonuçlandırılmış ise de; davalılar arasında zorunlu veya ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmadığı gibi yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesinin, her bir dosyadaki iddia ve savunmaların değerlendirilmesinin bu şekilde mümkün olmaması,
bu durumun usul ekonomisine aykırı olması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27. maddesinde belirtilen şekilde hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanmasına da sebebiyet vereceği, ayrıca bir kısım davalıların da birleştirme talebine muvafakatlerinin bulunmadığı gözetilerek dosyaların birleştirilmesi yoluna gidilerek hüküm tesisi usul ve yasaya uygun değildir.
Şu durumda birleşen dosyaların tefrik edilerek her bir dosyadaki talep ve iddiaların ayrı ayrı değerlendirilmesi, gerekirse uzman bilirkişi görüşüne başvurularak denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli rapor alınarak sonuca gidilmesi gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davalılardan ... aleyhine açılan davanın kabulüne, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine karar verilmiş, söz konusu karar davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının adının gerekçeli karar başlığında eksik yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, temyiz peşin harcın onama harcına mahsubuna, 27/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.