KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6085 E., 2022/10919 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
610 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nce başvurunun kabulüne dair karara karşı davalılar vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 11/05/2018 tarih 2018/İHK-3575 sayılı itirazın kısmen kabulüne, başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, davalılardan Allianz Sigorta A.Ş. bakımından sulh olunduğundan karar verilmesine yer olmadığına dair 19/04/2022 tarihli ek karar verildiğinden sadece davalılardan Halk Sigorta A.Ş’nin temyiz itirazları incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin davalılara sigortalı araçların karıştığı trafik kazası sonucu maluliyeti bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000,00 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 13/02/2018 tarihli dilekçesi ile dava değerini Allianz Sigorta A.Ş. bakımından 115.587,87 TL, Halk Sigorta A.Ş. bakımından 49.537,66 TL’ye yükseltmiştir. Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından başvurunun kabulü ile 49.537,66 TL’nin 02/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan Halk Sigorta A.Ş’den, 115.587,87 TL’nin 03/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan Allianz Sigorta A.Ş’den alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalılar vekili itiraz yoluna başvurmuştur.
İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne, 99.331,00 TL’nin 03/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan Allianz Sigorta A.Ş’den, 42.570,42 TL’nin 02/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan Halk Sigorta A.Ş’den alınarak başvuru sahibine verilmesine dair karara karşı davalılar vekilleri temyiz yoluna başvurmuştur.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Halk Sigorta A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2.Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda, davacının maluliyet oranının belirlenmesi açısından düzenlenen ve Hakem Heyetince hükme esas alınan Erciyes Üniversitesinden alınan 19/07/2017 tarihli raporun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i hükümlerine göre düzenlendiği anlaşılmaktadır. 27/09/2015 kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlüktedir.
İtiraz Hakem Heyetince; davacının maluliyet oranının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden olay tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun rapor alınarak, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6085, K. 2022/10919, 27 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama