Hükmüne uyulan Dairemizin 22/10/2018 tarihli ve 2016/8965 esas, 2018/6388 karar sayılı ilamı ile; “hırsızlık eylemi nedeniyle davalı kurumca davacıya yönelik bir suç duyurusunda bulunulmadığı, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısının talimatıyla olay günü sahada görevli davacının da aralarında bulunduğu tüm özel güvenlik firması çalışanlarının şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınmasına karar verildiği, davacının işten çıkarılma sebebinin hırsızlık isnadı değil, olay günü sahada görevli bulunan davacı ve diğer personelin sebep olduğu güvenlik zafiyeti olduğu,
ayrıca işe iade kararında davacının yasal süre içinde başvurmasına rağmen işe başlatılmaması halinde işverenin ödemesine hükmedilen yasal ücret ve tazminatları ödemesi koşuluyla işçiyi işe alıp almamak konusunda yasal olarak serbest olduğu, şu halde açıklanan yönler gözetilerek mahkemece davanın tümden reddine karar verilmesi” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiş; davacı vekilinin karar düzeltme istemi ise Dairenin 07/10/2019 tarihli ve 2019/197 esas, 2019/4404 karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma gereğince karar verilmiş olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, 10/10/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.