KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6224 E., 2022/17570 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı ... tarafından verilen itirazın reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, 06.07.2021 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın müvekkillerinin desteği ...’e çarpması sonucunda vefat ettiğini belirterek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 4.800,00 TL, ..., ..., ... için ise 100,00’er TL olmak üzere 5.100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep arttırım dilekçesi ile talebini ... için 70.842,04 TL’ye, ... için 6.780,92 TL’ye, ... için 16.549,64 TL’ye, ... için 1.815,94 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
... tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvuran tarafların toplam talep miktarı olan 95.988,54 TL destekten yoksun kalma tazminat taleplerinin kabulü ile ... için 70.842,04 TL, ... için 6.780,92 TL, ... için 16.549,64 TL, ... için 1.815,94 TL tazminatın 03.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
... tarafından verilen itirazın reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.
Davacıların desteği ...’in ceza yargılamasında tam kusurlu olduğu gerekçesi ile dava dışı sürücü hakkında beraat kararı verildiği ve temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır. Desteğin davaya konu olayda tam kusurlu olduğuna ilişkin ceza yargılaması sırasında alınan ve oluşa uygun olan rapora itibar edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY
1-Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle açılan davada davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile davacılardan ... için 70.842,04 TL, ... için 6.780,92 TL, ... için 16.549,64 TL ve ... için 1.815,94 TL tazminata hükmedildiği, karara karşı davalı vekili tarafından itirazda bulunulması üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verildiği,
verilen bu karara karşı davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmış olup, davacı ..., ... ve ... için hükmedilen miktarlar ayrı ayrı İtiraz Hakem Heyetinin kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığından davalının davacılardan ..., ... ve ...'e yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, adı geçen davacılar yönünden de bozma kararı veren sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
2-Öte yandan, somut olayda kazanın davalıya sigortalı araç sürücüsünün seyir halindeyken yolun sağından sol tarafına dikkatsiz ve kontrolsüz şekilde geçmeye çalışan davacıların desteği yayaya çarpması sonucu meydana geldiği, soruşturma aşamasında alınan trafik bilirkişi raporunda desteğin asli, sürücünün tali kusurlu olduğunun bildirildiği; Hakem Heyetince alınan trafik bilirkişi raporunda desteğin % 70, sürücünün % 30 oranında kusurlu olduğu yönünde belirleme yapıldığı; ceza yargılamasında alınan bilirkişi raporunda ise desteğin % 100 oranında kusurlu ve sürücünün kusursuz olduğunun bildirildiği, bu rapor doğrultusunda sürücü hakkında beraat kararı verildiği ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davalının Hakem Heyetince alınan, sürücünün hızını azaltmaması nedeniyle % 30 oranında kusurlu olduğunu bildirir bilirkişi raporuna itiraz etmemesi, ceza mahkemesince verilen kusur raporunu dosyaya sunmaması, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporunun uyumlu olması hususları birlikte gözetildiğinde kararın doğru olduğunu düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6224, K. 2022/17570, 22 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama