KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6281 E., 2022/14771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda İtiraz Hakem Heyetince verilen 01/10/2020 tarih ve 2020/İHK-18911 sayılı kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 04/11/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaya konumunda bulunan müvekkilinin ağır derecede yaralandığını, kusurlu aracın trafik sigortacısı olması nedeni ile Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketine başvuru yapıldığını, ilgili kurum tarafından ödeme yapılmadığını belirterek 16.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bilirkişi raporunun tebliğini müteakip talebini ıslah ile 153.713,00TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; davanın kabulüne, 153.713,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 18/02/2020 tarihinden itibaren işlemiş yasal faizi ile birlikte sigorta şirketinden tahsiline dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından; itirazın reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya üniversite hastanelerinin adli tıp bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Hakem Heyetince karara esas alınan Ankara İl Sağlık Müdürlüğü Ankara Şehir Hastanesinin 23/01/2020 tarihli sağlık kurulu raporuna göre davacının özür oranının %20 olduğu bildirilmiştir. Ne var ki anılan bu raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, 04/11/2018 olan kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre rapor düzenlenmiştir. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Adli Tıp Kurumu ya da üniversite hastanelerinin adli tıp ana bilim dalı başkanlıklarından usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp sonucuna göre (kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla) karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6281, K. 2022/14771, 16 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama