KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6381 E., 2022/14093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü;
KARAR
Davacı vekili; 05/10/2015 tarihinde, müvekkilinin yolcu olduğu aracın yaptığı çift taraflı trafik kazasında, davacının yaralandığını, maluliyetinin oluştuğunu, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ve 1.200,00 TL adli tıp rapor ücretinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 73.524,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile 73.524,00TL maddi tazminatın 27/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı davalı ve davacı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince,davacı vekilinin itirazının kabulüne, davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabulüne ve 71.524,00 TL maddi tazminatın 27/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde,zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği,
01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrası düzenlenen ve İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 27/11/2017 tarihli Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Adli Tıp raporunda, davacının kazadan kaynaklı travma sonrası stres bozukluğuna dayalı kalıcı maluliyet oranının %17 olduğu belirtilmişse de işbu rapordaki dayanak yönetmelik kaza tarihinde yürürlükte olmadığı gibi maluliyetini oluşturan travma sonrası stres bozukluğu sekeli bakımından da kaza ile illiyet bağı kurulacak nitelikte tespitler ve iyileşme gösterip göstermeyeceği değerlendirmesi yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyeti tarafından; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakı, özellikle davacının kazadan önceki ve sonraki psikiyatrik şikayetleri ile uygulanan tedaviye yönelik tüm belgelerin (psikiyatri poliklinik kayıtları, reçeteler, ilaç raporları) davacı taraftan sorulup, ilgili yerlerden temin edilmesinden sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, davacının muayenesi yapılarak travma sonrası stres bozukluğunun devam edip etmediği,
kaza ile illiyet bağı bulunup bulunmadığı ve sürekli olup olmadığının tespiti için Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalından içerisinde psikiyatri alanında uzman doktorun da bulunduğu heyetten, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6381, K. 2022/14093, 8 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama