KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6602 E., 2024/1012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/111 E., 2022/103 K.
- Davalılar
- 1. Anadolu Sigorta Anonim Şirketi vekili Avukat ...
Karar Metni
1.809 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
2. ... 3. ...
DAVA TARİHİ : 14.04.2011
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen maddi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalı .... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; oto kiralama faaliyeti ile uğraşan müvekkiline ait davalı sigortacı tarafından Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın 21.10.2010 tarihinde düzenlenen kira sözleşmesi ile davalı ...'a teslim edildiğini, dava konusu aracın 23.10.2010 tarihinde davalı ...'ın sevk ve idaresinde iken gerçekleşen tek taraflı kazada kullanılamayacak ... geldiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 44.050,00 TL araç rayiç bedeli ile 13.700,00 TL aracın kullanılamamasına bağlı kazanç kaybı olmak üzere toplam 57.750,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; yapılan araştırma neticesinde kazanın beyan edildiği şekilde gerçekleşmediğinin tespit edildiğini, sürücü değişikliği nedeniyle hasarın teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin aracın sürücüsü olmadığını, bu nedenle olayda kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, zararın sigorta şirketi tarafından karşılanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2013 tarihli 2011/109 Esas 2013/641 sayılı kararı ile sovtaj düşülmüş pert bedelinden davalı ... şirketinin sorumlu olduğu, bu bedelden diğer davalıların da sorumlu olması halinde davacı yönünden sebepsiz zenginleşmeye sebep olacağı gerekçesi ile 02.10.2013 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 30.550,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalı ... şirketinden tahsiline, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı .... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2014 tarihli 2014/4996 Esas 2014/5464 sayılı kararı ile "...Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
davalı ... şirketinin, davacı sigortalıya ait aracın sürücüsünün ... olmadığını somut delillerle kanıtlayamamasına göre davacı vekili ile davalı ... şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.. mahkemece, öncelikle davacı ile davalı sigortacı arasında düzenlenen kasko sigorta poliçesinde kazanç kaybının teminat altına alınmadığı, davalı sigortacının kazanç kaybı zararından sorumlu olmadığı, 44.050.00 TL'nin aracın kasko sigorta bedeli olduğu, sigorta şirketinin poliçede belirlenen sigorta bedeli ile bağlı olmadığı,
araçta meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olduğunun kabulü ile davalı ... şirketi yönünden kazanç kaybı zararı hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi, daha sonra İTÜ veya KGM fen heyeti gibi kurum veya kuruluşlardan seçilecek araç hasarı konusunda uzman 3 kişilik uzman bilirkişi kurulundan, davacı aracında davaya konu trafik kazası sebebiyle meydana gelen kaza tarihindeki KDV dahil onarım masrafının (parça bedeli+işçilik bedeli+KDV) belirlenmesi, aracın omarımının mı pertinin mi ekonomik bulunduğu,
pertinin uygun görülmesi halinde aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin tespiti, aracın onarımının ekonomik olması halinde makul tamir süresinin, pertinin uygun olması halinde aynı özelliklere sahip yeni bir araç alınması için gereken sürenin belirlenmesi,
belirlenecek bu sürelere göre günlük 100 TL'sından kazanç kaybının tespit edilmesi hususlarında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınarak sonucuna göre araçta meydana gelen gerçek zarardan davalı sigortacının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu gibi eksik inceleme ve uzman olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru görülmemiştir...
Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; davalılardan ..., davacıya ait aracı 21.10.2010 ila 25.10.2010 tarihleri arasında, 21.10.2010 tarihli oto kiralama sözleşmesi ile kiralamış, sözleşmede sürücü olarak davalı ... gösterilmiştir.
Adı geçen davalı otomobili kendisinin kullanacağını, başkasına vermeyeceğini, tehlikesi ve bakım sorumluluğu şahsına ait olmak üzere aracı kiraladığını, sözleşmeyi okuduğunu, belirtilen şartları tamamen kabul ve taahhüt ettiğini imzası ile teyit etmiştir. Davalı ..., bu taahhüt ve şartlarla aracı kiralamasına rağmen olay tarihinde, kiralanan araç dava dışı ...'ın sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle bu davayı açmıştır.
Diğer davalı ... aracın sürücüsü olup, haksız fiil failidir. Bu davalı aleyhinde de haksız fiile dayanılarak dava açılmıştır. ATK raporuyla da sabit olduğu gibi olayda %100 kusurludur. Davalı ... ...ile... arasında, BK'nun 50 ve 51.maddelerinde düzenlenen müteselsil sorumluluk bulunmaktadır. Adı geçen davalılar davacı aracında meydana gelen gerçek zarar ve kazanç kaybından müşterek ve müteselsilen sorumludurlar.
Bu nedenle yukarıda 2 nolu bent gereğince uzman bilirkişi kurulunca tespit edilecek tazminat ile kazanç kaybının davalılar ... ile ...'dan tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde bu davalılar hakkındaki davanın reddine karar verilmesi de isabetli görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İkinci Bozma Kararı
Bozmaya uyan Mahkemenin 29.12.2015 tarihli ve 2015/55 Esas 2015/1151 sayılı kararıyla; 20.10.2015 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 18.500,00 TL sovtaj düşülmüş pert bedeline ilişkin maddi tazminatın dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.050,00 TL kazanç kaybının dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketi yönünden kazanç kaybına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarihli 2019/3482 Esas 2020/6834 sayılı kararı ile "...Dosya içeriğine, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına göre; davalı ...'ın yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesine dayanılarak sigorta şirketi aleyhinde açılan alacak, araç kiralama sözleşmesine ve sözleşmeye aykırılığa dayanılarak davalı ... ...ile haksız fiile dayanılarak sürücü ... aleyhinde açılan tazminat istemine ilişkindir.
Kasko Sigortası Genel Şartları'nın (KSGŞ) B.3.3.1.2. maddesi; "onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir ... geldiğinin tespit edilmesi durumunda araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere hasar anındaki sigorta değeri ödenir.
Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur.
Onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşsın veya aşmasın ağır hasarlı aracın onarımının mümkün olduğunun eksper raporu doğrultusunda tespit edilmiş olması durumunda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliğinin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda trafikten çekildiğine dair "trafikten çekilmiştir" kaşeli tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez" şeklindedir.
Somut olayda mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada bilirkişi heyetinden alınan raporda aracın pert olduğu belirtilmiş, davacı vekili de bilirkişi raporuna yönelik 03.11.2015 tarihli itiraz dilekçesinde sovtajın taraflarında kalmasını istemediklerini beyan etmiştir.
Bu durumda davacıya ait araç sigortacının malı olacağından, davacıdan aracın trafikten çekme (veya hurda) belgesi de istenerek, hasarlı aracın üzerindeki takyidatlardan ari (temiz) olarak davacı tarafından davalı sigortacıya teslimi kaydı ile sovtaj bedeli düşülmeden belirlenen tazminatın davacıya ödenmesine şeklinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesin süre verilmesine rağmen davacı tarafından kazaya karışan aracın trafik hurda belgesinin sunulmadığı, hurda belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden sigorta tazminatı ödenemeyeceği ve sigorta şirketinin bu kapsamda sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 18.500,00 TL pert bedeli ile 1.050,00 TL kazanç kaybının dava tarihinden işletilecek yasal faizi ile beraber davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı ... şirketi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, zarardan tüm davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirtmiştir.
Davalı ... temyiz dilekçesinde; aracın kiracısı diğer davalı ...'ın olay günü alkollü olması nedeniyle rica üzerine aracı kullandığını, olayda kusur ve sorumluluğunun olmadığını, aracın sigortalı olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın 21.10.2010 tarihli kiralama sözleşmesi ile kiracısı olduğu davalı ... şirketi tarafından Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, tek taraflı kazada pert olması nedeniyle hasar bedeli ve kazanç kaybı talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi, Kasko Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak durumu oluşabilir. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme, kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez.
Bir başka anlatımla; kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
"Usuli kazanılmış hak" kavramı ise, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Dosya kapsamından, mahkemenin 29.12.2015 tarihli 2015/55 Esas ve 2015/1151 sayılı kararına karşı davalı ... 'nin temyiz isteminde bulunmadığı, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine hükmün davacı yararına Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarihli 2019/3482 Esas 2020/6834 sayılı kararı ile bozulduğu, davalı ... şirketi yönünden hükmedilen 18.500,00 TL yönünden davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmıştır.
Şu hâlde; 29.12.2015 tarihli 2015/55 Esas ve 2015/1151 sayılı mahkeme kararı davalı ... şirketi tarafından temyiz edilmediği için davacı yararına 18.500,00 TL yönünden usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeden bozma sonrası davalı ... şirketi yönünden davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ...'ın tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6602, K. 2024/1012, 25 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama