İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /4. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 4. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/6656 K.2024/5169

Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/6656Karar2024/5169Tarih23 Mayıs 2024Okuma10 dk · 2.068 kelime

KÜNYE

4. Hukuk Dairesi 2022/6656 E., 2024/5169 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Mayıs 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/155 E., 2021/10 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.068 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki rücuen tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın, davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Hakkı Demirkol tarafından, dava konusu 164 Ada 12 nolu parselde bulunan taşınmazın 9791/25446 hissesinin 13.11.1971 tarihli ve 3540 yevmiye numaralı resmi senetle yapılan satış işleminin tapu kütüğüne tescilinin yapılmamış olması nedeniyle tapu sicilinin hatalı tutulduğu ve bu nedenle zarara uğranıldığından bahisle idare aleyhine Erzurum 3.Asliye Hukuk Mahkemesi!nin 2012/591 esas sayılı dava dosyasında ikame edilen dava sonucunda davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu karar uyarınca Erzurum 4. İcra Dairesi Müdürlügünün 2013/122 esas sayılı dosyasına asıl alacak,

yargılama gideri ve vekalet ücreti olmak üzere toplam 44.740,67 TL ödeme yapıldığını, tescil edilmeyen hisse nedeniyle zararın doğmasına eski tapu sicil muhafızı vekili ...'in sebep olduğunu belirterek zararın mirasçı olan davalılardan rücuen tazminine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 04.06.2015 tarihli, 2014/512 Esas ve 2015/457 Karar sayılı ilamı ile; davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 10.02.2016 tarihli, 2015/16440 Esas ve 2016/1538 Karar sayılı ilamı ile ''...6098 sayılı TBK'nun 73/1 nci maddesi uyarınca, rücuen tazminat davalarında, zamanaşımı süresi tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren iki yıldır. Eldeki davada tazminatın tamamının 24.07.2013 tarihinde ödendiği, davanın ise 23.06.2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, zamanaşımı süresinin dolmadığının kabulü ile işin esasının incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 28.02.2017 tarihli, 2016/167 Esas ve 2017/74 Karar sayılı ilamı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalılardan ...'in dava tarihi itibariyle ölü olduğu anlaşıldığından anılan davalı yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, davaya konu taşınmazın satış işleminin yapıldığı tarih olan 13.11.1971 tarihindeki satış işlemlerini yapan tapu sicil muhafızı vekili ...'in doğan zararlardan sorumlu olduğu gerekçesiyle 44.740,67 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ... dışındaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 20.02.2018 tarihli, 2017/3200 Esas ve 2018/1099 Karar sayılı ilamı ile ''...2-)Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde. Davacı, dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren yasal faiz isteminde bulunmuştur.

Rücu yoluyla ödetilmesi istenen davalarda davacının zararının ödeme gününde oluştuğu benimsenerek, kabul edilen tazminata ödeme gününden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerekir. Mahkemece, bu husus gözetilmeksizin dava tarihinden işleyecek yasal faize karar verilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.3-) Davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde.

Rücu davalarında, davalı tarafın kusur durumunun araştırılması ve varsa kusuruna karşılık gelen kısımdan sorumlu tutulması gerekir. Eldeki davada, davalı taraf delil olarak kusura yönelik bilirkişi raporuna dayanmış, yargılama sırasında da bunu talep etmişlerdir.

Şu halde yapılacak iş, somut olay ve diğer tüm etkenler etraflıca irdelenerek olayda işlemi yapan tapu sicil memuru ve davalılar murisi olan ...'in kusur durumlarını uzman bilirkişilerden alınacak rapor ile belirlemek ve oluşacak sonuca göre karar vermektir.

Ayrıca dosya kapsamındaki diğer olgular da gözetilerek 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51. ve 52. maddesi (818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 43. ve 44.maddesi) uyarınca uygun miktarda hakkaniyet indirimi yapılması hususunun da gözetilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir'' gerekçesiyle karar bozulmuş; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının ise reddine karar verilmiştir.

D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu tapu işlemindeki tüm aşamalar davalıların murisi tarafından gerçekleştirildiğinden tapu sicilinin hatalı tutulmasından kaynaklanan zarar nedeniyle davacının ödediği tazminatı işlemi yapan memurdan ve vefat etmiş olması nedeniyle TMK'nın 1007.maddesi gereğince mirasçılarından tazmin etmesinin mümkün olduğu,

bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere hatalı işlemin yapılmasında başka bir kişinin kusuru bulunmamakla birlikte yevmiye numarası 3540 olmakla işlemin yapıldığı tarih olan 13.11.1971 tarihi itibariyle yıl içinde 13 Kasım tarihine kadar tapu dairesinde 3540 işlemin yapıldığı ve bu denli iş yoğunluğu altında davalıların murisi tarafından hatalı işlem yapılması nedeniyle davacı hazinenin uğramış olduğu zarardan % 40 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği,

hakkaniyet indirimi yapılmış olması nedeniyle davalılar lehine vekalet ücreti ve yargılama gideri takdir edilmediği ve davalılardan ...'in dava tarihi itibariyle ölü olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle anılan davalı yönünden davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 26.844,40 TL alacağın 22.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... dışındaki diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacıların murisinin kusurunun açıkça ortaya konulduğunu, hakkaniyet indirimi yapılmasının yerinde olmadığını ve kabul edilen kısım için nisbi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, dava konusu olayda zarar gördüğü iddia edilen Hakkı Demirkol'un hatalı tutulan sicilin düzeltilmesi yoluna başvurmadan direkt olarak Hazine aleyhine dava açtığını, her ne kadar asıl tazminat davası karara bağlanmış ve kesinleşmiş olsa da davadan haberdar olunmadığından bu hususların önceki davada ileri sürülemediğini, tazminat davasının davalılara ihbar edilmemesinin büyük bir hata olduğunu ve savunma hakkını kısıtlar nitelikte olduğunu, hatalı tutulan sicil kaydının düzeltilmesi için dava açılması gerekirken devletin sorumluluğu yoluna başvurulduğunu,

İdarenin kusurlu davranışı nedeniyle davalılardan talep edilen tazminat miktarının arttığını ve davalıların murisinin sicilin tutulmasından tek başına sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

B.Gerekçe 1.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, 4721 sayılı TMK’nın 1007 nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca rücuen tazminat istemine ilişkindir.

Davacı İdare, eldeki temyize konu davayı 4721 sayılı TMK’nın 1007 nci maddesinin 2 nci fıkrası uyarınca kendi personeline (vefat etmiş olması nedeniyle mirasçılarına) yöneltmiştir. ... mirasçıları olan davalılar davaya karşı süresinde zamanaşımı def’inde bulunmuşlardır.

Mahkemenin 04.06.2015 tarihli, 2014/512 Esas ve 2015/457 Karar sayılı ilamı ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 10.02.2016 tarihli, 2015/16440 Esas ve 2016/1538 Karar sayılı ilamı ile, 6098 sayılı TBK'nun 73/1 inci maddesi uyarınca, rücuen tazminat davalarında, zamanaşımı süresinin tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren iki yıl olduğu ve eldeki davada tazminatın tamamının 24.07.2013 tarihinde ödendiği, davanın ise 23.06.2014 tarihinde açıldığı, bu nedenle zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle karar bozulmuştur.

10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı yasanın 84 üncü maddesi ile 2644 sayılı Tapu Kanununa eklenen "ek madde 2" ile özel bir zamanaşımı düzenlemesi getirilmiştir. Anılan maddede; "Tapu ve kadastro işlemleri ile ilgili olarak, Devletin kusursuz sorumluluğu sebebiyle yapılan ödemeler dolayısıyla, ihmali bulunan personel aleyhine başlatılacak rücu istemleri, ödeme tarihinden itibaren iki yıl, her hâlde zarara yol açan işlemin gerçekleştirildiği tarihten itibaren on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ağır kusura dayalı sorumluluğu bulunan personel için 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 73 üncü maddesi hükümleri saklıdır." hükmü düzenlenmiştir.

Davaya konu taşınmaz satışında hatanın yapıldığı işlem tarihi 13.11.1971, ödeme tarihleri 20.06.2013 ve 24.07.2013 olup dava tarihi ise 23.06.2014'tür.

Uyuşmazlığa konu 164 Ada 12 nolu parselde bulunan taşınmazın 13.11.1971 tarihli ve 3540 yevmiye numaralı resmi senetle yapılan satış işleminin o tarihte görevli tapu sicil muhafızı vekili davalıların murisi ... tarafından tapu kütüğüne tescil edilmediği ve daha sonra taşınmazın devir ve temlikine sebebiyet verildiği, bu hatanın Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Müfettişliği'nin 28.03.2014 tarihli ön inceleme raporu ile anlaşıldığı gözetildiğinde; bu durumun beşeri bir hatadan kaynaklandığı ve ihmal düzeyinde kaldığı,

davaya konu zararın meydana gelmesine neden olan işlem nedeniyle davalıların murisinin ağır kusurlu kabul edilemeyeceği anlaşılmaktadır.

Şu halde.

10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamalerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun’un 84 üncü maddesi ile 2664 sayılı Tapu Kanunu’na eklenen “Ek madde 2” ile getirilen özel zamanaşımı süresi nazara alındığında, Devletin kusursuz sorumluluğu nedeniyle yaptığı ödemeden itibaren 2 yıl geçmediği anlaşılmasına karşın, davaya konu rücu istemi, zarara yol açan işlemin gerçekleştirildiği 13.11.1971 tarihinden itibaren 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığı,

her ne kadar mahkemenin davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen ilk kararının Dairenin 10.02.2016 tarihli, 2015/16440 Esas ve 2016/1538 Karar sayılı ilamı ile zamanaşımı süresinin dolmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiş ise de 10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun’un 84 üncü maddesi ile 2664 sayılı Tapu Kanunu’na eklenen “Ek madde 2” ile getirilen özel zamanaşımı süresinin anılan kararda maddi hata sonucu tartışılmadığı anlaşılmakla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.

2. Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

1.Yukarıda (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA,

2. Yukarıda (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle bozma nedenine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine,

Dosyanın Mahkemeye gönderilmesine,

23.05.2024 tarihinde Başkan ... ve Üye..........'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi ( Karşı Oy) (Karşı Oy)

KARŞI OY YAZISI

Dava rücuen tazminat talebine ilişkindir. Davacı idare vekili, resmi senetle satışı yapılan taşınmazın tescilinin yapılmamış olması nedeniyle, tapu sicilinin hatalı tutulmasından dolayı idare aleyhine açılan davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, söz konusu karar uyarınca idarece ödenen tazminatın rücuen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemenin 4.06.2015 tarihli 2014/512 E. ve 2015/557 K. sayılı ilamıyla davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bu kararın temyiz edilmesi üzerine ilk olarak Dairemizin 10.02.2016 tarihli 2015/16440 E. ve 2016/1538 K. sayılı ilamıyla "...rücuen tazminat davalarında, zamanaşımı süresinin tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren 2 yıl olduğu, eldeki davada tazminatın tamamının 24.07.2013 tarihinde ödendiği, davanın ise 23.06.2013 tarihinde açıldığı ve zamanaşımı süresinin dolmadığı belirtilerek mahkemece verilen hükmün bozulmasına" karar verilmiştir.

Mahkemece birinci bozma kararına uyularak verilen kararda davalılardan mirasçı ...'nın dava tarihi itibariyle ölü olduğu anlaşıldığından, anılan davalı yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Dairemizin 20.02.2018 tarihli ve 2017/3200 E. ve 2018/1099 K. sayılı ikinci bozma kararında "...davacının dava dilekçesinde ödeme tarihinden itibaren yasal faiz isteğinde bulunduğu, rücu yoluyla ödetilmesi istenilen zararın ödeme gününde oluştuğu benimsenerek kabul edilen tazminata ödeme gününden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi gerektiği,

ayrıca rücu davalarında davalı tarafın kusur durumlarının araştırılması ve varsa kusuruna karşılık gelen kısımdan sorumlu tutulması gerektiği belirtilerek davalıların murisi ...'in kusur durumunun uzman bilirkişiden alınacak rapor gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden bahisle yeniden bozulmuştur.

Mahkemece ikinci bozmaya uyularak verilen kararda ise %40 hakkaniyet indirimi yapılarak davanın mirasçılar yönünden kabulü ile 26.844,00 TL'lik alacağın faizi ile birlikte dava tarihi itibariyle ölü olan mirasçı ... dışındaki diğer davalılardan tahsiline" karar verilmiştir. İş bu karara karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Bilindiği üzere mahkemece Yargıtayın bozma kararına uyulmuş olmakla, davacı idare yararına usuli kazanılmış hak doğmuştur. Bu kazanılmış hak yeni bir hükümle ortadan kaldırılamaz. Yargıtayın bozma kararına uymuş olan mahkeme, bozma kararı gereğince inceleme yapıp karar vermek zorunda olduğu gibi, mahkemenin kararını bozmuş olan Yargıtay Dairesi de, sonradan ilk bozma kararı ile benimsemiş olduğu esaslara (usuli müktesep hakka) aykırı biçimde ikinci bir bozma kararı veremez.

Çünkü aksi halde, usul hükümleri ile hedef tutulan istikrar zedelenir ve mahkeme kararlarına karşı olan güven sarsılır. Usuli müktesep hak müessesi HMK'da düzenlenmiş olmamakla birlikte Yargıtay İçtihatlarıyla kabul edilmiştir. Bu müessese en iyi şekilde 09.05.1960 günlü İçtihatı Birleştirme Kararı'nda açıklanmıştır. İçtihadı Birleştirme Kararları bağlayıcı olup mahkemeler ve Yargıtay tarafından dikkate alınmak zorundadır.

Diğer taraftan Dairemiz çoğunluk üyeleri tarafından benimsenen görüşe göre 10.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun'un 84 üncü maddesiyle 2664 sayılı Tapu Kanunu'na eklenen ek 2 nci madde ile getirilen özel zamanaşımı süresi nazara alındığında devletin kusursuz sorumluluğu nedeniyle yaptığı ödemeden itibaren 2 yıl geçmediği fakat davaya konu rücu isteminin zarara yol açan işlemin gerçekleştirildiği 13.11.1971 tarihinden itibaren 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı bu nedenle önceki bozma kararının dikkate alınmaması gerektiği belirtilmiş ise de zamanaşımına ilişkin hükümlerin maddi hukuka ilişkin düzenlemeler olması ve

davadan önceki döneme uygulanmasının mümkün olmayacağı düşüncesiyle ilk ve ikinci bozma kararı ile davacı idare yararına oluşan usuli kazanılmış haklar dikkate alınmasının gerektiği ve bu nedenle mahkemece verilen usul ve yasaya uygun hükmün onanması düşüncesiyle çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6656, K. 2024/5169, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. C. İkinci Bozma Kararı
  10. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  11. V. Temyiz
  12. A. Temyiz Sebepleri
  13. VI. Karar
  14. Karşı Oy Yazısı

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6656
Karar No
2024/5169
Tarih
23 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/6659 K.2024/6776
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/6672 K.2024/3504
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/6696 K.2024/18592
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/6697 K.2024/18591
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/6720 K.2024/4304
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6732 K.2024/3307

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.