KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6768 E., 2022/16012 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
732 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda ... ... tarafından verilen davanın kabulüne dair karara davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen itirazın kısmen kabulüne dair kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 07.02.2019 tarihinde davalıya trafik sigortalı aracın davacı yayaya çarpması neticesinde meydana gelen kazada davacının yaralanarak malul kaldığını beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılamada talebini 43.773,30 TL'ye artırmıştır. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulü ile 43.773,30 TL'nin 26.12.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince;
davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin itirazının kabulüne, davacı vekilinin itirazının reddine, UHH kararının sonuç bölümü 3 numaralı maddesinin çıkarılarak yerine "başvuru sahibi vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17, 13 maddeleri ve 5684 sayılı Kanun'un 30/17 maddesi uyarınca başvuru sahibi için nispi 6.490,53 TL vekalet ücretinin 1/5'i olan 1.298,11 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine", ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle düzeltilmesine ve kararın diğer bölümlerinin aynen geçerli olduğuna karar verilmiş;
... kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, ... kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17. md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir" hükmü eklenmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 17/2. maddesinde ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nispi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nispi ücretin beşte birine hükmedilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; ...'nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu ücretin de altında kalacak biçimde eksik vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle, maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi 11/11/2019 tarihli rapor ... tarafından benimsenmiş olup bu raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti %13 olarak belirlenmiştir. Ne var ki, anılan bu raporda kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mevzuata uygun olarak maluliyet değerlendirmesinin yapılmadığı, rapor tanziminde 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirleme yapılmadığı görülmektedir. Bu yönüyle, maluliyet oranı tespitine ilişkin bu rapor, hükme esas almaya elverişli olmadığından, maluliyetin belirlenmesi konusunda yapılan araştırma yetersizdir.
Bu durumda ... tarafından; kazayla ilgili eksik kalan tedavi evrakları temin edildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 30/03/2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ölçülerine göre, Adli Tıp Kurumundan veya en yakın üniversite hastanesinden davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6768, K. 2022/16012, 1 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama