KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/6962 E., 2022/13285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
630 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 39.900,00 TL'ye artırmıştır.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacı vekilinin itirazının kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 39.900,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davacının meydana gelen kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Somut olayda, kaza tespit tutanağına göre kaza, davacının sevk ve idaresindeki motosiklet ile kavşağa geldiğinde, kavşaktan dönüş yapmak isteyen davalıya sigortalı otomobilin ön tampon kısmı ile davacının idaresindeki motosikletin sağ ön kısmına çarpması şeklinde gerçekleşmiş, meydana gelen olayda davacının kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirtilmiştir.
Davaya konu kaza nedeni ile yürütülen soruşturmada davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığı gerekçesi ile takipsizlik kararı verilmiştir.
Hakem Heyetince, kusur oranının belirlenmesine yönelik alınan bilirkişi raporunda davacının %75 oranında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, İtiraz Hakem Heyetince de anılan rapor karara esas alınarak davalının meydana gelen kazada %25 oranında kusuru ve sorumluluğu olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davalı, gerçek zarardan, sigortalısının kusuru oranında sorumlu olup aynı olay ile ilgili olarak farklı kusur oranlarının belirlenmesi yargıda birliğin ve güvenin sağlanması ilkesine de aykırılık teşkil edecektir.
Buna göre hakem heyetince kaza tespit tutanağı ve eldeki davada alınan kusur raporu arasındaki çelişkiyi gideren kusur raporu aldırılmak suretiyle maddi oluşa ve kanuna uygun olarak kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi ve varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-İtiraz Hakem Heyeti tarafından, kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam nisbi vekalet ücretine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin (17) numaralı fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesine eklenen 13. fıkra uyarınca tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 17. maddesi (2) numaralı fıkrasına göre de Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13. maddesi ve AAÜT'nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6962, K. 2022/13285, 27 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama