KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7292 E., 2024/11588 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1065 Esas-2022/632 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Diyarbakır 3.Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/507 Esas-2020/59 Karar
Karar Metni
684 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı adına kayıtlı aracın müvekkil nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın davalı sigortalı ...'un sevk ve idaresindeyken 21.12.2012 tarihinde yaptığı tek taraflı trafik kazasında, araç içinde bulunan ...'nin yaşamını yitirdiğini, müvekkili şirketin meydana gelen kaza nedeniyle kazada hayatını kaybeden ...'nin yakınları tarafından Diyarbakır 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/1146 E. sayılı dosyası ile dava açıldığı,
18.08.2014 tarihinde toplam 199.526,00 TL tazminat ödemesi yapıldığını, Solhan Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/59 E. sayılı dosyası kapsamındaki kaza tespit tutanağı ve ceza dosyası kapsamı incelendiğinde, aracın sürücüsü davalı ...'un 2,53 promil düzeyinde aşırı derecede alkollü olduğu,
alkolün etkisiyle meydana gelen kazada rücu koşullarının oluştuğunu, 6102 sayılı TTK'nın 1301 inci maddesi hükmüne ve 2918 sayılı KTK'nın 95 inci maddesine göre sigorta ettirenin sigortacıda bulunan haklarını ihlal edecek bir davranışta bulunması halinde, yine ZMSS Genel Şartları B.4/d doğrultusunda sigorta şirketine karşı sorumlu olduğunu ileri sürerek 199.526,00 TL asıl alacağın 18.08.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, kazada yaralı olarak kurtulan ... hakkında Solhan Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/59 E., 2014/161 K. sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde adı geçen şahıs hakkında beraat kararı verildiğini, yerel mahkeme kararının Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2015/1777 E., 2016/1862 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiğini, müvekkilinin adına kayıtlı aracın kaza anında mütevvefa ... tarafından kullanıldığını, bu şahsın alkollü olduğuna dair hiçbir tespitin söz konusu olmadığını, aracın alkollü kişi tarafından kullanılması şartının somut olayda gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tespit tutanağında kazaya karışan sürücüsünün tespit edilemediği, Solhan Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/59 Esas, 2014/161 Karar sayılı dosyasının incelemesinde, davalı sanığın kazaya karışan aracı olay anında müteveffa ...'nin kullandığını beyan ettiği, Adli Tıp Kurumu'nun 25.07.2014 tarihli raporunda kaza anında aracın sürücüsünün tespitinin mümkün olmadığı göz önüne alınarak davalı sanık hakkında beraat kararı verildiği, kaza tespit tutanağı ile incelenen hukuk ve ceza dosyaları kapsamından kazaya karışan aracın sürücüsünün davalı olduğu sonuç ve kanaatine varılamadığı ve ispat yükü kendisine olan davacı ... şirketinin ispata elverişli delil de sunulamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; aracın sürücüsü ...'un 2,53 promil düzeyinde aşırı derecede alkollü olduğu, kazaya direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu sebebiyet verdiği, aracın takometresinin 110 km'de takılı kaldığı, kazanın meydana geldiği yolun düzgün asfalt olduğu, havanın açık ve görüş mesafesinin net olduğu, kazanın aşırı hız ve aracın kontrolünün kaybedilmesi sonucu meydana geldiğini, 25.07.2014 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda kaza anında kemer takılı olmadığından aracın sürücüsünün kesin ve net şekilde tespitinin mümkün olmadığı yönündeki kanaatinin ceza dosyası açısından beraat sonucu doğuracak bir tespit iken hukuk dosyası açısından ise davanın reddinin tek gerekçesi olamayacağını belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile teminat altına aracın sürücüsünün alkollü olması sebebiyle ödenen zararın rücuen tazmini talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7292, K. 2024/11588, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama