KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7517 E., 2025/3887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2019/3 Esas 2021/62
Karar Metni
560 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asıl ve birleşen dava dilekçesinde; Küçükçekmece 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/2697 Esas 2014/383 Karar sayılı dosyasında görülen vesayet davası kapsamında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesine sevkinin sağlandığını, davalıların bu hastanede yönetici ve doktor olarak görev yaptıklarını, altı gün boyunca hukuka aykırı olarak alıkonulduğunu, eşyalarına el konulduğunu, fotoğraflarının çekildiğini, dışarı ile iletişiminin kesildiğini, haksız eylem nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek asıl davada 90.000,00 TL, birleşen davada 90.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden faizi ile beraber davalılardan tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... asıl ve birleşen dava cevap dilekçesinde; Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde eğitim görevlisi olarak görev yaptığını, Sulh Hukuk Mahkemesinin cevabi yazısı üzerine davacının muayene için hastaneye yatışının yapıldığını, Anayasa'nın 129 uncu maddesi gereğince kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... asıl ve birleşen dava cevap dilekçesinde; Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı olarak görev yaptığını, Anayasa'nın 129 uncu maddesi gereğince davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... asıl ve birleşen dava cevap dilekçesinde; mahkeme talimatı gereğince hareket edildiğini, kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ... asıl ve birleşen dava cevap dilekçesinde; davacıya yönelik doktor olarak yapmış olduğu hukuka aykırı bir eylemin olmadığını, mahkeme talimatı gereğince hareket edildiğini, kusur ve sorumluluğunun olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın ikinci kez yenilenmesinden sonra üçüncü kez takipsiz bırakıldığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; mahkemece adli yardım talebinin kabulüne karar verildiğini, buna göre adli yardımın dava hakkının etkin şekilde kullanılması için avukat atanmasını da gerekli kıldığını, avukat görevlendirme talebinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, mahkemeye erişim hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, tebligatların usulüne uygun olmadığını, davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık; haksız eylem nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığı iddiası ile manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, üçüncü kez takipsiz bırakılmasına bağlı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğunun anlaşılmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7517, K. 2025/3887, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama