KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7518 E., 2025/2477 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2020/1473 Esas 2022/1076 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 10.07.2020
- Sayısı
- 2017/491 Esas 2020/257 Karar
Karar Metni
657 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin avukat olarak görev yaptığını, davalılar tarafından belediye aleyhine kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davası açılmak üzere müvekkiline vekaletname verildiğini, 28.11.2014 tarihinde Bakırköy 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/579 Esas sayılı dosyasında davalılara vekaleten bu davanın açıldığını;
belirtilen davanın davalılar yararına neticelendiğini ancak davalıların dava dışı müteahhit ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapmaları nedeniyle bu davadan feragat etmek yönündeki iradelerini müvekkiline ilettiklerini, 21.03.2016 tarihinde taraflar arasında avukatlık ücretine ilişkin protokol düzenlendiğini, bu protokole göre belirlenen avukatlık ücreti yönünden müvekkili yararına davalıların taşınmazı üzerinde ipotek tesis edildiğini, avukatlık ücretinin ödenmemesi üzerine de ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe itiraz ettiklerini ve menfi tespit davası açtıklarını,
müvekkiline olan borçlarını ödememek amacıyla müvekkilini Baroya şikayet ettiklerini ve Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, nihayetinde müvekkili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına ve disiplin kovuşturması yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmekle beraber haksız şikayetler nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını, bu süre içerinde çalışamamasına bağlı maddi zararının oluştuğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000,00 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının, müvekkilleri ile dava dışı müteahhit arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılacağını öğrenmesi üzerine belediye aleyhine dava açmak konusunda kendilerini yanlış yönlendirdiğini, davacının dürüstlük ve iyiniyet ilkelerine aykırı hareket ettiğini, taraflarınca davacı aleyhine açılan menfi tespit davasının derdest olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın davacı ile yaşanan hukuki süreçten dolayı hukuki nitelendirmelerde yanlış yaparak suç duyurusunda bulunmuş olmasının şikayet hakkının kötüye kullanıldığını ortaya koymadığı, davacının davalıların şikayetinden dolayı iş gücü kaybına uğradığı ve kişilik haklarının saldırıya uğradığına dair delil olmadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıların şikayeti nedeniyle davacının kişilik haklarının saldırıya uğradığına ve iş gücü kaybına bağlı maddi zarara uğradığına dair delil olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalıların avukatlık ücretini ödemek yerine müvekkilini savcılığa ve baroya şikayet ettiklerini, müvekkilinin bilgisi olmadan davalılar tarafından dava dışı kişilerle anlaşma yapıldığını, müvekkili hakkında atılı suçlamalardan dolayı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, aynı şekilde baroya şikayet nedeniyle de disiplin soruşturması açılmasına yer olmadığına karar verildiğini, davalılar tarafından açılan menfi tespit davasının reddedildiğini, davalıların borçlarını ödememek ve müvekkilini alacak hakkından caydırmak amacıyla haksız şikayette bulunduklarını, tanık beyanlarının değerlendirmeye alınmadığını, davanın ispatlandığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; haksız şikayet nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davalılar tarafından Anayasa ile güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün sınırlarının aşılmadığının, davalıların eyleminin yasal şikayet hakkı kapsamında kaldığının, davacıya zarar vermek kastı ile hareket edilmediğinin, maddi ve manevi tazminatın koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre, usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7518, K. 2025/2477, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama