KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7539 E., 2024/11481 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/440 E., 2022/475 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 1. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/413 E., 2021/648 K.
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müteveffa adına Ziraat Bankası AŞ. ... Şubesinden tüketici kredisi çekmesiyle 09.05.2019 başlangıç tarihli uzun süreli tüketici kredisi grup hayat sigortası poliçesi düzenlendiğini, murisin akut böbrek yetmezliği nedeniyle vefat ettiğini, hayat sigortası kapsamında kredinin karşılanması için davalıya başvuruda bulunulduğunu, ancak davalının taleplerini reddettiğinden bahisle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla100,00 TL'nin müteveffanın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde;sigorta sözleşmesi uyarınca müteveffanın kanser hastalığına bağlı olarak vefat ettiğini ve bu hastalığın teminat dışında olduğunu, müteveffanın beyan yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, sağlık durumu hakkında eksik ve yanlış beyanda bulunduğundan bahisle davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı sigorta şirketinin, murisin kronik hastalığından dolayı tedavi gördüğünü sigortacıya bildirmesi halinde, söz konusu sigorta sözleşmesini yapmayacağı, yapsa dahi farklı bir prim tutarı üzerinden yapacağının açık olduğu, sigortalının, gerek sözleşmenin gerekse TTK'nın kendisine yüklediği beyan yükümlülüğüne aykırı davrandığını, bu aykırılık nedeniyle, rizikonun gerçekleşmesinden dolayı teminat talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müteveffaya kanser teşhisinin poliçe tanziminden önce konulmadığını, ihbar külfetine aykırılık olmadığını, bu durumun tanık beyanı ile de ortaya çıktığını, kaldı ki ölümün esas nedeninin akut böbrek yetmezliği olduğunu, bu nedenle illiyet bağının kesilmiş olduğunu ve müteveffanın yapmış olduğu hayat sigortası bedelinin davacıya ödenmesi gerektiğini, kastın varlığına ilişkin tespitin gerekçelendirilmediğini, hükme esas Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunun gerekçesiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından krediye bağlı uzun süreli hayat sigorta poliçesi yapan davacının murisinin vefatı nedeniyle tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, adli tıp raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre, karar; usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7539, K. 2024/11481, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama