KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7613 E., 2024/12017 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1057 Esas 2022/564 Karar
- İlk derece mahkemesi
- Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/433 Esas, 2021/226 Karar
Karar Metni
641 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Kocaeli, ... ilçesi, ..., Ada No:35, Parsel No:25'de bulunan binanın maliki olduğunu, davacının binasının yeni tüm işyeri sigorta poliçesi ile 20.12.2016-2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere yangın sigortası yaptırdığını, davacının gayrimenkulünün 17.07.2017 tarihinde çıkan yangında yandığını, bu konuda savcılık soruşturmasının sürdüğünü, davacının sigortacıya başvurusu üzerine yapılan ekspertiz raporuna göre binada meydana gelen hasar toplamının 272.966,25 TL olduğunun tespit edildiğini,
davacının davalı ... şirketinin en az ödemesi gereken miktar olan 214.000,00 TL'nin tahsili için Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5741 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının Kocaeli 8. İcra Müdürlüğü'nün 2018/5741 esas sayılı takibe yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu olayda ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, meydana gelen yangın olayının çıkış sebebi ve dolayısıyla ortaya çıkan hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı, henüz kesin suretle tespit edilemediğinden, bu aşamada davalı şirketin davacı tarafa karşı herhangi bir teminat ödeme yükümlülüğü bulunmadığını, haksız ve dayanaksız ikame edilen huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davanın sigortalı mahalde bulunan kiracıya ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada alınan bilirkişi raporu kapsamında davalının Kocaeli 8. İcra Dairesi 2018/5741 E sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 214.000,00 TL asıl alacak 7.915,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 221.915,07 TL üzerinden, asıl alacak olan 214.000,00 TL’ye takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek devamına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu olayda genel müdürlük odasında çıkan yangında, binada herhangi bir yangın söndürme sistemi bulunmadığı için yangının ancak itfaiye tarafından söndürüldüğü, davacı bina maliki, binasına yangın söndürme sistemlerinden uygun sistemi yerleştirmeyerek kanuni yükümlülüğünü ihlal ettiği ve müterafik kusurla zararın artmasına sebebiyet verdiği, bölge adliye mahkemesinin ispatlanan maddi vakıanın aksinin yemin delili ile ispatlanmasının imkanı kalmadığı,
meydana gelen yangın olayının müvekkil şirkete ihbar edilmesi akabinde yapılan ekspertiz incelemesi sırasında bağımsız ekspertiz firması yetkilisi, davacının “kiracısı ile herhangi bir sorunu olmadığı, kirasını düzenli olarak aldığı, kiracısının da kimseyle husumetinin olmadığı” yönünde beyanda bulunduğunu; ancak sonrasında olayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifade tutanaklarını tetkik ettiğinde ise gerçek durumun bambaşka olduğunu tespit ettiğini, sigortalının olayla ilgili çelişkili açıklamalarda bulunduğu,
doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü ihlal ettiği ve de gerçek durumu kasıtlı olarak gizlemeye çalıştığı, müvekkil şirketin TTK’nın “beyan yükümlülüğü” başlığı altındaki 1439. maddesi gereği davacı sigortalısına karşı herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü olmadığını belirtmiştir.
B. Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından İşyeri Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan işyerinde yangın sebebiyle ödenen zararın rücuen tazmini talepli icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7613, K. 2024/12017, 3 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama