KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7804 E., 2022/12958 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
751 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında ... ... tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen itirazın reddine ve talebin kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
KARAR
Hükmüne uyulan Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3584-2021/3435 sayılı ilamında "Dosyanın İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, davacının beyanları, savcılık soruşturma dosyası ve varsa ceza dava dosyası ile eldeki davada alınan bilirkişi raporunun birlikte irdelenip tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması gerektiği" belirtilerek ... kararı bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda İtiraz Hakem Heyetince; başvurunun kabulüne, 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, bozmaya uyulmasına, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Dava, trafik kazasına dayalı cismani zarardan kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dairenin bozma ilamı sonrasında, İtiraz Hakem Heyetince, İTÜ Öğretim üyelerinden oluşan 3 kişilik bilirkişi heyetinden kusur raporu alınmıştır.
23/12/2021 tarihli işbu raporda "bölünmüş yola çıkan ve istikamet değiştirerek sürücüleri yanıltan köpeğin davranış faktörlerinin kazada %50 oranında etkili olduğu, beyaz renkli aracın kimliği belirsiz sürücüsünün 2918 sayılı yasanın 52/b maddesini ihlal ederek aracın hızını mahal şartlarına uydurmadığından cihetle, önünde gelişen olay karşısında etkili fren ve direksiyon tedbiri alamadığın ve davacı aracına çarptığı, kazada %50 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise orta şeritte seyrederken önüne çıkan köpeğe çarpmamak için aldığı direksiyon tedbirinde ve akabinde gelişen kazada kusursuz olduğu " belirtilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamı sonrası alınan kusur raporunda her ne kadar %50 köpek, %50 davalı araç kusurlu bulunmuş ise de kazaya sebep olanların müteselsil sorumlu olduğu, davacının olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığı sonucuna ulaşılarak yeniden hesaplama yapılmadan davalının tam kusuru üzerinden aynen eski kararın ifasına, buna göre, başvurunun kabulüne, 330.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 08/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Ancak varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemiştir.
Davacı kazadan sonra 30/07/2017 tarihinde kollukta verdiği ifadesinde; orta şeritte seyir halinde iken bir köpeğin orta şeritten sol tarafa gittiğini gördüğünü, çarpmamak için yolun sağ tarafına kaçmaya çalıştığını, soldaki araç durmadığı için köpek istikamet değiştirince köpeğin üzerinden geçtiğini ve kontrolü kaybedip motosiklet ile sol şeride doğru girdiğini, arkasından gelen aracın, motorsikletine arkadan çarptığını, düşme neticesinde sırtından yaralandığını beyan etmiştir.
Davacının olayın gelişimine yönelik bu beyanı karşısında önündeki köpeğe çarpmamak için arkasından gelen aracın şeridine geçtiği, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın da hızla gelip davacı aracına arkadan çarptığı anlaşıldığından, davacının da kazanın meydana gelmesinde %50 kusurlu olduğunun kabulü ve tazminat hesabının buna göre yapılması gerektiği açıktır. Bu sebeple yanılgılı değerlendirme ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
KARŞI OY
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası’ndan yararlanma olanağının ortadan kalkmış olması durumunda, 5684 Sayılı Yasa'nın 14. maddesi gereğince kazaya neden olan motorlu aracın kimliği belirsiz ise, kaza sırasında geçerli poliçesi yoksa veya eksikse, poliçeyi düzenleyen sigorta şirketi iflas etmişse veya ruhsatı iptal edilmişse, çalınan veya gasp edilen araçlardan dolayı işleten sorumlu tutulamıyorsa, ...’na başvurulabilecektir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı Borçlar Kanunu’nun müteselsil borçlulukta iç ilişkiyi düzenleyen 167. maddesinde ‘‘Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.
Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.
Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.’’ hükmü yer almaktadır.
Somut olayda hükme esas alınan İTÜ öğretim üyelerinden alınan bilirkişi raporunda bölünmüş yola çıkan ve istikamet değiştirerek sürücüleri yanıltan köpeğin davranış faktörlerinin kazada %50 oranında etkili olduğu, beyaz renkli aracın kimliği belirsiz sürücüsünün %50 oranında kusurlu olduğu, davacı ...'ın ise kusursuz olduğu belirtilmekle, itiraz hakem heyetince davalının zararın tamamından sorumlu tutulmasında yukarıdaki hükümler gereğince bir isabetsizlik bulunmamakla, ... kararının onanması görüşünde olduğumuzdan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7804, K. 2022/12958, 25 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama