KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7900 E., 2022/10890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
457 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü,
KARAR
Davacı vekili; 26/02/2018 tarihinde, müvekkilinin, yolcu olduğu araçta meydana gelen trafik kazasında yaralandığını ve % 27 oranında maluliyetinin oluştuğunu bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 57.458,22 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komiyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulü ile 57.458,22 TL’nin 02/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak başvurana ödenmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiş, davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 22. fıkrasında, bu Kanun’da hüküm bulunmayan hallerde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun hükümlerinin sigortacılıktaki tahkim hakkında da kıyasen uygulanacağı belirtilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesinde; davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgililerinin, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olduklarını ve bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkı ile mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği belirtilmektedir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nın 27. maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Hukuki dinlenilme hakkı kapsamındaki bu düzenleme, emredici nitelikte olup, mutlaka dikkate alınması gerekmektedir.
Somut olayda dava HMK 107. maddesine dayanılarak belirsiz alacak davası olarak açılmıştır. Davalı vekilince davacının bedel artırım dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmediği hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiği iddia edilmiştir. Dosyanın incelenmesinde
davacının dava değerini açıklama (bedel artırım) dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmamıştır. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacının bedel artırım dilekçesinin, davalı tarafa tebliğ edilmediği ve davalı vekilinin, bedel artırım dilekçesinin tarafına tebliğ edilmeden hüküm kurulmasının savunma hakkını ihlal ettiği yönündeki itirazının, İtiraz Hakem Heyeti tarafından reddedildiği anlaşılmaktadır.
O halde, davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinin yukarıda anlatıldığı üzere Tebligat Kanunu’na uygun olarak davalı vekiline tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken 6100 sayılı HMK’nın 27. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkının ihlali ile karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7900, K. 2022/10890, 27 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama