KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/7977 E., 2024/2633 K.·Birleşen İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/66 E.,
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/294 E., 2022/130 K.
- Davacılar
- 1-..., 2-3-.... 4-..., 5-..., 6-..., 7..., 8-... vekilleri Avukat ...
- İhbar olunanlar
- 1-..., 2-..., 3-...
- Davacılar
- 1-..., 2-..., 3-...
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
4-..., 5-..., 6-..., 7-..., 8-... vekili Avukat ...
DAVA TARİHİ
17.11.2011, Birleşen Dava 07.02.2013 HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleşen Davanın Reddine
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili asıl dava dilekçesinde; davacılardan Hamdiye'nin oğlu, diğer davacıların kardeşi ...ın, 02.10.2011 tarihinde davalı şirkete ait araçta seyahat ettiği sırada meydana gelen trafik kazası sonucunda vefat ettiğini, davacıların bu şekilde bir ölüm nedeniyle derin bir üzüntü ve elem içinde olduğunu beyanla, davacılardan anne Hamdiye için 15.000,00 TL, diğer davacıların her biri için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 85.000,00 TL manevi tazminatın 02.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, birleşen dava dilekçesinde ise;
davacılardan anne Hamdiye için 8.000,00 TL manevi tazminat ve 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile diğer davacıların her biri için 6.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl ve birleşen dosya davalıları davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, asıl ve birleşen davada davalı Hacıoğlu Petrol Ürünleri Tic. ve San. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 30.04.2019 tarih, 2016/13006 E., 2019/5368 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm; davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan işleten olarak araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından aracın herhangi bir sebeple tasarrufunun bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa süreli aracın kiralanması hariç) araç üzerinde fiili hakimiyetin kalktığı ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalmadığı durumlarda, aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması, bunun sonucu olarak araç malikinin ise sorumlu tutulmaması gerekir.
Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerektiği kabul edilmektedir.
Somut olayda, mahkemece; davalının, kayıt maliki olduğu, kazanın 02.10.2011 tarihinde meydana geldiği, kazaya karışan aracın 03.09.2011-10.10.2011 tarihleri ile 24.06.2011-27.06.2011 tarihleri arası ...isimli şahsa kiralandığı, ticari defterlerin muhafaza yükümlülükleri dolduğundan taraflarca sunulamadığı, bu sebeple bilirkişi incelemesi yapılamadığı, kazaya karışan aracın birden çok defa aynı kişiye kiralanmış olduğu, kaza tarihini kapsar kiralamanın 10 günlük olduğu, kiralamanın uzun süreli kiralama mahiyetinde olduğu, davanın maliki işleten sıfatına haiz olmayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kasamı ile bağdaşmamaktadır.
Dosyadaki bilgi, belgeler, vergi dairesinin cevabı, kira sözleşmesi de dikkate alındığında davalı işleten sıfatının devredildiğine yönelik iddiasını ispat edememiştir. Açıklanan nedenle işin esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/7977, K. 2024/2633, 11 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama