KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/8225 E., 2024/3852 K.·Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/306 Değişik İş, 2022/306 Karar
- Sayısı
- 2022/İHK-14480
Karar Metni
606 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen sigorta tahkim davası sonucunda verilen İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılaın desteğinin davalıya trafik sigortalı aracın sürücüsü iken gerçekleşen tek taraflı kazada desteğinin öldüğünü açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için ayrı ayrı 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini artırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın davacıların desteğinin tam kusuruyla meydana geldiğini, talebin teminat kapsamı dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, toplanan delillere göre davanın kabulüne, davacı ... için 127.214,03 TL, davacı ... için 100,00 TL, davacı ... için 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuş, İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin faiz türüne yönelik itirazı dışındaki diğer itirazlarının reddine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Dava, trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma nedenine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, davacıların eş/babalarının meydana gelen kazada öldüğünü açıklayıp destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur.
Genel ilke olarak destekten yoksun kalma zararı hususunda, aktüerya alanında uzman bilirkişiden alınacak raporda, davacıların her biri için destekten yoksun kalacakları sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek, ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapamayacaklar ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın, desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü gerekmektedir.
Somut olayda davacılardan ... ve ... desteğin kızları olup olay tarihinde 22 yaşın üzerindedirler. Hakem heyetince benimsenen bilirkişi raporunda adı geçen davacıların evlenmediği ve destek ile birlikte yaşadığı gerekçesiyle destek alacakları kabul edilip bu süre için tazminat hesaplanmıştır. Davacıların, desteğin ölüm günündeki yaşına göre destek alabileceği yaş sınırını geçtiği anlaşıldığından babasından destek almadan yaşamını sürdürebileceğinin kabulü gerekir. Destek ile birlikte oturmak ve bekar olmak tek başına destekten yoksun kalma tazminatı isteme hakkı doğurmaz. Çalışmasını engelleyen bir özrü veya sağlık sorunu olduğu konusunda somut bir kanıt bulunmayan davacıların destekten yoksun kaldığı kabul edilemez.
Açıklanan nedenlerle davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8225, K. 2024/3852, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama