KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/8545 E., 2024/2905 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/198 E., 2022/70 K.
- Davalılar
- 1- ... vekilleri Avukat ...
Karar Metni
2.354 kelime·12 dk okuma·14 bölüm
2- Tasfiye Halinde Akdeniz Sigorta A.Ş. İFLAS İDARE MEMURLARI : 1- ... 2- ... 3- ...
DAVA TARİHİ : 22.03.2002
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabülüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davalı ... geldi. Davacı adına gelen olmadı. Davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 19.03.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü ve zorunlu trafik sigortacısı olduğu aracın davacı müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araca tam kusurlu olarak arkadan çarpması sonucu meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davacının belden aşağısı ve bir kolunun tutmayıp başkalarının bakımına muhtaç olduğunu, ev hanımı olarak yapacağı işleri yapmaktan mahrum kalıp ev işlerini başkasına yaptırmak zorunda kaldığını, bundan sonraki yaşamında başkasının hizmet ve bakımına ihtiyacı olduğunu, tedavi giderleri Emekli Sandığı tarafından karşılansa da hastaneye gidiş geliş,
ambulans ücreti gibi harcamalar yaptığını, elem çektiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL manevi tazminatın ve 10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında sunulan ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 314.964,67 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ceza dosyası kesinleşmediğinden davalı müvekkiline isnat edilen kusurun kabul edilmediğini, davacının maluliyetinin tespiti için bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacının maddi tazminat talebine ilişkin belge ve fatura ibraz etmesi gerektiğini ve tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.06.2014 tarihli, 2002/324 Esas ve 2014/240 Karar sayılı ilamı ile.
Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan 16.11.2011 tarihli maluliyet raporunda davacının % 100 oranında maluliyet kaybına uğradığının belirlendiği, dava konusu olaya ilişkin taksirle yaralama suçundan davalı hakkında Mersin 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/286 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sırasında Adli Tıp Kurumu ve İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyelerinden alınan kusur raporlarında davalı sürücünün 8/8 oranında asli ve tam kusurlu olduğunun belirlendiği, davalı ...'ın iki ayrı bilirkişi kurulu raporunda tam kusurlu olduğunun belirlenmesi,
rapor sunan bilirkişilerin ehliyetleri, nitelikleri dikkate alındığında mahkemece artık kusur incelemesi yaptırılmasının dosyaya hiçbir katkı sunmayacağının değerlendirildiği, 15.10.2012 tarihli aktüer bilirkişi raporunda sürekli iş göremezlik tazminatının 131.530,51 TL ve bakıcı giderinin 183.434,16 TL olarak hesaplandığı,
aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin kabulü ile 131.530,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 183.434,16 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 314.964,67 TL'nin dava tarihi olan 22.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile daval... Sigorta A.Ş.
İflas İdaresinden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketi iflas idaresinin poliçe teminat limiti olan 70.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulmasına), davacının manevi tazminat isteminin davalı ... yönünden kısmen kabulü ile 7.500,00 TL'nin dava tarihi olan 22.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, daval... Sigorta A.Ş.
İflas İdaresi aleyhine açılan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 09.05.2017 tarihli, 2014/21130 Esas ve 2017/5282 Karar sayılı ilamı ile ''...2-Dava trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir.
Trafik kazalarında kusur durumunun belirlenmesi uzmanlığı gerektiren konulardandır. Somut olayda davaya konu trafik kazası iki taraflı olup polis memurlarınca düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü şeride tecavüz etme kuralını ihlalden asli kusurlu, davalı sürücü Celal gidişe ayrılan en soldaki şeridi sürekli işgal etmekten tali kusurlu bulunmuştur.
Davaya konu trafik kazasıyla ilgili ceza davasında ise önce makine mühendisi ve trafik polisi bilirkişiden aldırılan raporda davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsü kontrolsüz sollama yapmaktan 4/8 oranında kusurlu, davalı sürücü Celal önceki aracı yeterli mesafeden izlemeden sol şeride girmeye teşebbüs etmekten 4/8 oranında kusurlu bulunmuş, ATK’dan alınan raporda davalı sürücü Celal sevk ve diaresindeki aracıyla seyri sırasında yola gereken dikkati vermemek, önünde seyreden vasıtanın solundan geçişi sırasında öndeki vasıtaya çarpmaktan 8/8 oranında kusurlu bulunmuş,
iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için İTÜ’den alınan heyet bilirkişi raporunda davalı sürücü Celal yol trafiğini kontrol etmeden sol şeride girip şerit ihlali yapmak, hız sınırına uymamak ve arkadan çarpmaktan 8/8 oranında kusurlu bulunmuş, mahkemece sanık ...’in tam kusurlu olduğu gerekçesiyle taksirle yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay ilgili Ceza Dairesi’nce ilk bozma ilamında sanık ...’in sair temyiz itirazları reddedilerek ceza miktarı ve ön ödeme konusunda karar verilmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak sanık ...’in tekrar cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık ...’in temyizi üzerine Yargıtay ilgili Ceza Dairesi’nce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun değerlendirilmesi ve ağır para cezasının adli para cezasına çevrilmesi için hükmün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak sanık ...’in tekrar cezalandırılmasına karar verilmiş,
sanık ...’in temyizi üzerine Yargıtay ilgili Ceza Dairesi’nce uzamış zamanaşımı dolduğundan hükmün bozularak zamanaşımı nedeniyle 16.9.2010 tarihinde davanın düşmesine karar verilmiştir. Mahkemece işbu davada kusur durumlarının belirlenmesi yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilen ceza dosyasındaki hükme esas alınan kusur bilirkişi raporuyla yetinilmiştir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.
Bu durumda mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kaza tespit tutanağı, ceza dosyası ve tüm dosya kapsamına göre tarafların olaydaki kusur durumlarının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde denetime açık önceki kusur raporlarını irdeleyen rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 24.09.2019 tarihli, 2017/640 Esas ve 2019/239 Karar sayılı ilamı ile; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 16.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın % 90 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği,
davalı sürücünün % 90 oranında kusuru ve dava dışı Güvence Hesabı tarafından ödenen 7.000,00 TL'nin mahsubu ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 111.377,00 TL, bakıcı giderinin ise 165.090,74 TL olmak üzere toplam 276.468,20 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 276.468,20 TL'nin dava tarihi olan 22.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile daval... Sigorta A.Ş.
İflas İdaresinden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketi iflas idaresinin poliçe teminat limiti olan 70.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulmasına), davacının manevi tazminat isteminin davalı ... yönünden kısmen kabulü ile. 7.500,00 TL'nin dava tarihi olan 22.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline, daval... Sigorta A.Ş.
İflas İdaresi aleyhine açılan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 16.03.2021 tarihli, 2020/350 Esas ve 2021/2799 Karar sayılı ilamı ile; ''...Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 43. maddesinde; hakimin, tazminatın türü ve kapsamının derecesini, durum ve mevkiinin gereğine ve hatanın ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş.
44. maddesinde ise; zarar gören taraf, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi, zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (Kılıçoğlu, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y.
2012, s.418) Buna göre, müterafik kusur indirimi için zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında kusurlu olması aranmaktadır.
Mahkemece maddi tazminat yönünden davanın kabulüne manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.05.2017 tarihli 2014/21130 – 2017/5282 sayılı ilamıyla dosyada alınan kusur raporu bulunmadığından bahisle uzman bilirkişi kurulundan kusura ilişkin rapor alınması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’ndan alınan 16/08/2018 tarihli raporda, davalı sürücünün %90 oranında kusurlu olduğu, davacının yolcu olarak bulunduğu araç sürücüsünün kusursuz olduğu, davacı yolcunun ise emniyet kemeri takmadan seyahat etmesi nedeniyle %10 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiş, ve davalı sürücününü %90 kusur oranına göre hesaplanan tazminat hüküm altına alınmıştır.
Her ne kadar ATK tarafından düzenlenen kusur raporunda davacının emniyet kemeri takmaması değerlendirilerek kusur oranı belirlenmiş ise de davacının emniyet kemeri takmaması sürüş kusurlarından olmayıp, hakim tarafından tazminattan indirim sebebi olarak kabul edilmelidir. Yolculuk yapmaya uygun olmayacak şekilde bulunma halleri bilirkişi tarafından kusur oranı belirlenirken dikkate alınacak hususlar değildir.
Oysa mahkemece alınan kusur raporunda davacı, emniyet kemeri takmaması nedeniyle %10 kusurlu bulunmuştur. Bu durumda mahkemece, somut olayın özelliğine göre, davacının emniyet kemeri takmadan seyahat etme durumunun hakim tarafından değerlendirilerek ve Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.'' gerekçesiyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, aktüer bilirkişiden alınan 25.12.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda belirlenen 124.530,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden %20 oranında müterafık kusur indirimi uygulanmak suretiyle 99.624,41 sürekli iş göremezlik tazminatı ile 183.434,16 TL bakıcı gideri yönünden %20 oranında müterafık kusur indirimi uygulanmak suretiyle 146.747,33 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 246.371,74 TL'nin dava tarihi olan 22.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile daval...
Sigorta A.Ş. İflas İdaresinden müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketi iflas idaresinin poliçe teminat limiti olan 70.000,00 TL ile sınırlı olmak kaydıyla sorumlu tutulmasına), davacının manevi tazminat isteminin davalı ... yönünden kısmen kabulü ile. 7.500,00 TL'nin dava tarihi olan 22.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsiline, daval... Sigorta A.Ş.
İflas İdaresi aleyhine açılan manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; ıslah edilen tutar yönünden talebin zamanaşımına uğradığını, ıslahla arttırılan tutar yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin yasaya aykırı olduğunu, aktüerya raporunda davacı lehine ayrıca bakıcı gideri adı altında zararın belirlenmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yönünden sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, %20 oranında müterafık kusur indiriminin olayın ele alınması suretiyle detaylıca incelendiğinde, emniyet kemerinin hayat kurtarıcı etkisi de göz önüne alındığında iş bu oranın bir hayli düşük olduğunu, bu yönü ile de verilen kararın usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanma nedeniyle aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesini yapan sigorta şirketi ve araç sürücüsünden maddi tazminat ile manevi tazminatın tahsili talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ncı ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine ve bozmaya uygun karar verilmiş olmasına göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya içeriğinden; birinci bozma kararı sonrası Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 16.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın % 90 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği ve davalının kusur oranı gözetilerek ve dava dışı Güvence Hesabı tarafından ödenen 7.000,00 TL'nin mahsubu ile davacının sürekli iş göremezlik zararının 111.377,00 TL, bakıcı giderinin ise 165.090,74 TL olmak üzere toplam tazminat tutarının 276.468,20 TL olarak hesaplandığı ve mahkemece bu tutarın hüküm altına alındığı,
kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 16.03.2021 tarihli, 2020/350 Esas ve 2021/2799 Karar sayılı ikinci bozma kararı ile somut olayın özelliğine göre, davacının emniyet kemeri takmadan seyahat etme durumunun hakim tarafından değerlendirilerek ve Dairenin yerleşik uygulamasına göre %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulduğu,
mahkemece ikinci bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda birinci bozma kararı öncesi alınan 15.10.2012 tarihli aktüer bilirkişi raporunda belirlenen 131.530,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 183.434,16 TL bakıcı gideri talebi üzerinde üzerinden % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak belirlenen tazminat tutarına hükmedildiği ve birinci bozma kararı sonrası Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 16.08.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranları gözetilmeden hüküm tesis edildiği ve davalı ...'ın kusur yönünden usuli kazanılmış haklarının ihlal edildiği
anlaşılmaktadır.
Şu durumda; mahkemenin 24.09.2019 tarihli, 2017/640 Esas ve 2019/239 Karar sayılı ilamı ile tarafların kusur oranı ve dava dışı Güvence Hesabı tarafından yapılan ödeme gözetilerek hüküm altına alınan 111.377,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 165.090,74 TL bakıcı gideri üzerinden ikinci bozma kararı uyarınca % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm tesis edilmesi gerekirken bu yön gözetilmeden davalının usuli kazanılmış haklarını ihlali sonucu doğuracak nitelikte hüküm tesis edilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,
17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8545, K. 2024/2905, 19 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama