KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/8704 E., 2023/7089 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/3 E., 2018/415 K.
- Hüküm/karar
- Asıl ve Birleşen Davaların Kısmen Kabulü
Karar Metni
869 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili asıl ve birleşen dava dilekçesinde; davacılara ait atlara mazot kaçakçılığında kullanıldığı iddiası ile el konulduğunu, ceza yargılamasında ise nakil vasıtası atların iadesine karar verildiğini ancak iadenin gerçekleşmediğini iddia ederek, oluşan zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl ve birleşen dava cevap dilekçesinde; olayda davalının kusuru olmadığını, yasal mevzuat gereği el koyma işlemi yapıldığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 03.02.2015 tarihli ve 2013/77 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararıyla bir kimsenin kendi kusurundan kaynaklanan zararı bir başkasından isteyemeyeceği ve ceza dosyası kapsamına göre hazineye atfedilebilecek her hangi bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarla davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 30.10.2017 tarih ve 2015/12999 Esas, 2017/6504 Karar sayılı ilamıyla; "...Davacılar, sanık olarak yargılandıkları ceza dosyası kapsamında alınan 08.09.2001 tarihli kolluk ifadelerinde açıkça eylemlerini kabul etmiş, atları ile taşıdıkları mazotun İran sınırında bir şahıstan kaçak yollarla temin edildiğini ve amaçlarının bu mazotu köyde satmak olduğunu kabul etmişlerdir; ne var ki, ceza davasında zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine ve el konulan atların sanık davacılara iadesine karar verildiğine göre hayvanları iade edilmeyen davacılara hayvanların el koyma tarihindeki değeri kadar tazminat ödenmelidir.
Mahkemece davanın reddine gerekçe olarak alınan olaylar hükmedilecek tazminattan takdir edilecek oranda bir indirim sebebi olabilir.
Şu halde; davacıların zarar kapsamı belirlenerek hükmedilecek tazminat miktarından müterafik (bölüşük) kusurları da gözetilerek BK.43 (TBK.51) maddesi gereğince uygun miktarda indirim yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ceza mahkemesinin kesinleşen iade kararı gözardı edilerek istemin tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporuna dayanılarak ve hesaplanan tazminattan % 50 oranında indirim yapılarak;
Asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile 2018/3 Esas sayılı dosyada, davacı ... için haksız el atma tarihi için belirlenen 2.500,00 TL tazminatın, 2013/79 Esas sayılı dosyada; davacı ... için haksız el atma tarihi için belirlenen 1.250,00 TL tazminatın, 2013/85 Esas sayılı dosyada; davacı ... için haksız el atma tarihi için belirlenen 1.250,00 TL tazminatın, 2013/84 Esas sayılı dosyada; davacı ... Tura için haksız el atma tarihi için belirlenen 1.250,00 TL tazminatın haksız el atma tarihi olan 06.09.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak anılan davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili temyiz dilekçesinde; yerel mahkemenin bozma öncesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, mahkemenin Yargıtay bozma ilamında yer aldığı üzere indirim yaparak belli bir tazminata hükmetmek zorunda olmadığını, davanın haksız el koyma nedeniyle tazminat talebine ilişkin olup Borçlar Kanunu gereği tazminattan indirim yapılabileceği gibi tamamen reddedilebileceğini, davacıların eylemi kabul ettiklerini, vekalet ücretinin davalı lehine hatalı hesaplandığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacılara ait atlara kaçakçılık suçunda kullanıldığı iddiasıyla el konulması ve ceza yargılaması sonucunda davacılara iade edilmesine karar verildiği halde iade edilmemesi nedeniyle oluşan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga) 41 inci maddesi, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (mülga) 20 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle mahkemece uyulan bozma kararı gereğince karar verilmiş olmasına ve dava tarihinin asıl ve birleşen 2013/84 Esas ve birleşen 2013/85 Esas sayılı davalarda 09.04.2010 ve birleşen 2013/79 Esas sayılı davada 13.04.2010 olması gerekirken gerekçeli kararda 03.01.2018 tarihi olarak yazılmasının mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmesi ve bozma sebebi yapılmamasına göre, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle Asıl ve birleşen davalarda davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan mahkeme kararının ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına,
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8704, K. 2023/7089, 29 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama