KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/8710 E., 2022/15729 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- İlk derece mahkemesi
- Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
634 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili Av.... tarafından, davalı ... vd. aleyhine 30/11/2010 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davalılardan ... ve ... Araç Kiralama Servis A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 17/07/2018 günlü karara karşı davalılardan ... ve ...
Araç Kiralama ve Servis A.Ş. ile dahili davalı SGK'nın, istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılarak; davalılardan ... ve ...
Araç Kiralama Servis A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/12/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalılardan ... ve ... vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
KARAR
Davacı vekili, davalı ... sevk ve idaresindeki minibüs ile ... sevk ve idaresindeki otomobilin çarpıştıklarını, çarpışma sonucu otomobilin zeminin ıslak olması nedeni ile savrulduğunu, savrulan otomobilin müvekkiline, eşine ve torununa çarptığını, müvekkilinin ve torununun aracın altında kaldığını, müvekkilinin ağır yaralandığını, kazaya neden olan araçların zorunlu mali trafik sigortası poliçelerinin Anadolu Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın giderilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalılardan ... ve ... Araç Kiralama Servis A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hükme karşı davalılardan ... ve ... Araç Kiralama ve Servis A.Ş. ile dahili davalı SGK istinaf isteminde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılarak; davalılardan ... ve ... Araç Kiralama Servis A.Ş. aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; kararı davalılardan ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1.Davalılardan ...’ın temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Dosya kapsamından, ilk derece mahkemesince adı geçen davalı bakımından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, adı geçen davalı ile davalılardan ... yargılamada kendilerini aynı vekille temsil ettirdikleri halde, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuran olarak yalnızca davalılardan ...’ın adına yer verildiği, adı geçen davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmadığı, bir kısım davalının istinaf istemi üzerine bölge adliye mahkemesince kararın kaldırılmasına ve adı geçen davalı bakımından davanın aynı miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmakla;
ilk derece mahkemesince verilen kararı istinaf etmeyen davalının aynı yönde verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmekte hukuki yararı bulunmadığından, temyiz isteminin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Davalılardan ...’ın temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 55. maddesi “Taraflardan birinin ölümü hâlinde, mirasçılar mirası kabul veya reddetmemişse, bu hususta kanunla belirlenen süreler geçinceye kadar dava ertelenir. Bununla beraber hâkim, gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde, talep üzerine davayı takip için kayyım atanmasına karar verebilir.” hükmünü haizdir. Yine HMK’nın “Dava Şartları” başlıklı 114. maddesinin d bendi ise “Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması” şeklindedir.
Dosya kapsamından ve UYAP kayıtlarının incelenmesinden, davacının 20/12/2018 tarihinde yani Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sırasında vefat ettiği, adı geçen davacının mirasçılarının usulüne uygun şekilde tespiti ile davaya katılımları sağlanmadan, yani taraf teşkili gerçekleştirilmeden yargılamaya devam edilerek ölü kişi hakkında hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Şu halde, mahkemece vefat eden davacının mirasçılarının usule uygun şekilde davaya katılımları ile taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esası hakkında karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8710, K. 2022/15729, 29 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama