KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/8833 E., 2022/17390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
524 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalı ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 08.12.2021 Salı günü davalı vekili Av. ... geldi, davacı adına gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalı vekili dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı aracın karıştığı kazadan dolayı sürekli maluliyeti bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik ve 1.000,00 TL bakıcı giderinin tahsilini talep etmiş; 10.08.2020 tarihli dilekçesi ile dava değerini 236.743,69 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
... tarafından, başvurunun kabulü ile 236,743,69 TL tazminatın 22.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince verilen itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 14. fıkrasında; “Mahkemeye ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca Tüketici Sorunları Hakem Heyetine intikal etmiş uyuşmazlıklar ile ilgili olarak Komisyona başvuru yapılamaz” hükmü düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince başvuru sahibinin tahkim yoluna başvurmadan önce aynı uyuşmazlık açısından genel mahkemelerde dava açmamış olması gerekir. Bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediği de ön inceleme aşamasında raportör tarafından incelenir. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesi uyarınca raportör, dosya üzerinde yapacağı ön incelemede uyuşmazlığın mahkemeye intikal edip etmediğini araştırır.
Somut olayda; davacı vekili eldeki başvuruya konu talebin maluliyet artışına ilişkin olduğunu ileri sürmemiş, Kayseri Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 16.01.2018 tarihli rapora göre kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının %40,21 olduğunu belirterek, güncel verilere göre hesaplanacak tazminatın ödenmesini talep etmiş; davalı vekili cevap dilekçesinde İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada sulh olunarak ödeme yapılıp ibraname alındığını savunmuştur.
Dosyada bulunan karardan, maddi tazminat istemiyle 26.08.2015 tarihinde İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/833 Esas sayılı dosyasında tarafları eldeki dava ile aynı olan açılan davada, davalı ... ile davacının sulh olduğu ve 29.07.2016 tarihli ibraname düzenlendiği, ödeme yapılması üzerine davacı vekilinin aynı tarihli dilekçesinde bu çerçevede maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği, mahkemece bu nedenle davanın reddine 02.08.2016 tarihinde karar verildiği anlaşılmaktadır.
Eldeki Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvuruya ilişkin formda ise daha önce kısmi ödeme yapılıp yapılmadığı ve başvuru konusuyla ilgili olarak mahkemeye müracaat edilip edilmediğine yönelik bilgi verilmediği görülmektedir.
Şu halde, 5684 sayılı Kanun’un 30. maddesinin 14. fıkrası gereğince mahkemeye intikal etmiş uyuşmazlıklarla ilgili olarak komisyona başvuru yapılamayacağı gözetilerek, uyuşmazlığın daha önce mahkemeye intikal etmemiş olmasına dair usuli şartın gerçekleşmemesi sebebiyle başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken kabulü doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8833, K. 2022/17390, 21 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama