KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/8843 E., 2025/5147 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/2132 E., 2022/1288 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 32. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/124 Esas 2021/445 Karar
Karar Metni
853 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili ve davalı karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı karşı davalı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkilinin iktidar partisinin ... İlçe Başkanı olarak görev yaptığını ve ticaret ile iştigal ettiğini; müvekkilinin yürütmüş olduğu inşaatın peyzaj işinin davalı tarafından üstlenildiğini, davalının .... Parti İl Başkanlığı ... hesabından yaptığı paylaşımda sarf ettiği söz ve ifadelerle müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını, bu paylaşım üzerine birçok müşterinin yürütülen inşaata ilişkin taşınmaz alımından vazgeçtiklerini, maddi zararının bilirkişi marifeti ile belirlenmesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı karşı davacıdan tahsili talep edilmiştir.
Davalı karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; davacı taraf ile "..." isimli projenin peyzaj işlerini yürütmek konusunda anlaşmaya varıldığını ancak ödemelerin davacı karşı davalı tarafından zamanında yapılmadığını, davacı karşı davalı tarafından eser sözleşmesinden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmediğini, ödemelerin zamanında yapılmaması nedeniyle müvekkilinin maddi zarara uğradığını, davacı karşı davalı tarafından .. üzerinden gönderilen hakaret ve tehdit içerikli mesajlarla müvekkilinin kişilik haklarının saldırıya uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 0,03 TL maddi tazminat ile 5.000,00 TL manevi tazminatın davacı karşı davalıdan tahsili talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı karşı davacı vekili asıl dava cevap dilekçesinde; davacı taraf ile "..." isimli projenin peyzaj işlerini yürütmek konusunda anlaşmaya varılmasına rağmen ödemelerin yapılmadığını, müvekkilinin zor durumda kalması nedeniyle dava konusu instagram paylaşımının yapıldığını, paylaşımın yapılmasından sonra davacı tarafça ödeme yapıldığını, asıl davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davacı karşı davalı vekili karşı dava cevap dilekçesinde; ... uygulaması üzerinden davalı karşı davacıya birtakım mesajlar gönderilmekle beraber içeriğinde tehdit ve hakaret bulunmadığını, müvekkilinin haksız bir eylemi bulunmadığını, karşı davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı karşı davacı tarafından asıl davaya konu instagram üzerinden yapılan paylaşım ile davacı karşı davalıya yönelik gerçekleştirilen hakaret eyleminin sabit olduğu, davacı karşı davalının kişilik hakları saldırıya uğramakla beraber adı geçenin maddi zararının ve karşı davaya konu haksız eylemin ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı karşı davacıdan tahsiline, asıl davada maddi tazminat talebinin reddine; karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı karşı davacı hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının kesinleştiği, asıl davaya konu hakaret eylemi sabit olduğundan davacı karşı davalı yararına manevi tazminata hükmedilmesinin ve olayın meydana geliş biçimi, davalı karşı davacının hakaret eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirmesi, eylemin davacı karşı davalı üzerindeki etkisi, olay tarihi değerlendirildiğinde davacı karşı davalı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğu;
davacı karşı davalının maddi zararı ve karşı davaya konu haksız eylem ispatlanamadığından bu taleplerin reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile tarafların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; asıl davaya konu eylem nedeniyle hükmedilen manevi tazminat miktarı az olup, caydırıcı nitelikte olmadığını; hakkaniyete uygun olduğunun değerlendirilemeyeceğini, birçok müşterinin göndermiş oldukları mesajlarda daire alımından vazgeçtiklerini beyan ettiklerini, müvekkilinin ticari itibarının zedelenmesine bağlı oluşan maddi zararının hukuka aykırı olarak hesaplanmadığını, karşı tarafın müvekkilini itibarsızlaşmaya çalıştığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir.
Davalı karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili hakkında verilen mahkumiyet kararının Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından bozulduğunu, bu nedenle mahkemenin kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunduğu yönündeki gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, aleyhine hükmedilen manevi tazminatın hukuka aykırı olduğunu, davacı karşı davalının kişilik haklarına bir saldırı olmadığını; davacı karşı davalının hukuka aykırı eylemleri ispatlanmasına rağmen karşı davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve karşı davada uyuşmazlık; haksız eylem ve kişilik haklarına saldırı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; asıl davada, davacı karşı davalının kişilik haklarına saldırı olduğu kabul edilerek manevi tazminata hükmedilmesinin; olay tarihi, tarafların konumu, zararın ağırlığı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yerinde olduğunun;
asıl davada maddi zararın ispatlanamadığının ve karşı davaya konu Whatsapp mesajlarında davacı karşı davalının, davalı karşı davacıya yönelik tehdit ve hakaret eyleminin bulunmadığının, karşı davaya konu haksız eylemin ispatlanamadığının, buna göre asıl davada maddi tazminat talebi ile karşı davanın tümden reddedilmesinin usul ve kanuna uygun olduğunun anlaşılmasına göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/8843, K. 2025/5147, 27 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama