Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; bozmanın gereğinin tam olarak yerine getirilmediği, zarar gören taşınmaz alanının sürüm (rayiç) değerinin de belirlenerek açıklanan yerleşik Daire uygulamamız kapsamında değerlendirme yapılmasının gerektiği, mahkemece bozma sonrası taşınmazın zarar gören kısmının değerinin daha önce belirlenen eski hâle getirme bedeli belirleme tarihi olan 19/12/2014 tarihi (keşif tarihi) itibariyle hesaplanıp, eski hâle getirme bedelinin taşınmazın değerini geçemeyeceği durum gözetilerek belirlenen miktarın hüküm altına alınması gerektiği,
öte yandan Dairemiz bozma ilamının yalnızca davalı şirket vekilinin temyizi üzerine davalı yararına bozulduğu, bu şekilde davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmakla, davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hak gözetilmeksizin hatalı değerlendirmeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulduktan sonra Yargıtay kararında işaret edildiği şekilde 19/12/2014 tarihi itibariyle taşınmazın toprak alınan alanının gerçek değerinin bilirkişiler eliyle tespit ettirildiği, tarafların usulü kazanılmış hakları ve hakkaniyet indirimi de göz önüne alınmak suretiyle davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, %25 oranında hakkaniyet indirimi de yapılarak 7.888,03 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 54,30 TL fazla alınan temyiz harcının temyiz eden davacılara geri verilmesine 23/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.