KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9096 E., 2025/2320 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/888 E., 2022/1014 K.
- İlk derece mahkemesi
- Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk (Tüketici) Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/966 E.,2022/159 K.
Karar Metni
632 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine Genişletilmiş Maksimum Kasko Poliçesi ile sigortalı davacıya ait aracın 27.10.2019 tarihinde karıştığı trafik kazasında araçta ciddi hasarlar oluşması nedeni ile aracın sigorta şirketi tarafından pert total işlemine tabi tutulduğunu, bu nedenle Afyonkarahisar 4. Noterliği 13.11.2019 tarih 10468 yevmiye nolu vekaletname ile aracın karşı taraf şirkete devredildiğini, devir işlemi sonrasında karşı taraf şirket tarafından 660.000,00 TL davacıya ödeme yapıldığını,
Türkiye Sigorta Reasürans ve Emeklilik Şirketleri Birliği (TSB) araç değer listesine göre başvuruya konu aracın kaza/hasar tarihi itibari ile değerinin 963.697,00 TL olduğunu, davacıya yapılan ödeme ile TSB araç değer listesine göre ödenmesi gereken bedel arasındaki farkın 303.697,00 TL olduğunu, davacıya ödenen bedel düşülmek kaydı ile davacının uğradığı zararın tazmin edilmesi gerektiğini belirterek fazlaya ait hakların saklı kalmak kaydı ile eksik kalan bedelin şimdilik 1.000,00 TL'lik kısmının kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş.
14.07.2021 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 168.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın rayiç değeri olan 660.000,00 TL ödendiğini ve poliçedeki taahhütlerin tümü ile yerine getirildiğini, buna istinaden müvekkili şirketin davacı tarafından ibra edildiğini, bu ibra ile saklı tutulan bir hak mevcut olmadığını, kasko sigortalarında asıl amacın zarar bedelinin tamamen karşılanması olduğunu, sigorta hukukunun temel ilkelerine göre mal sigortalarında sigorta ettirenin rizikonun gerçekleşmesi nedeni ile ortaya çıkan zararını giderme amacına yönelik olduğunu, sigorta ettirenin zenginleşmesine bir vesile teşkil etmemesi gerektiğini, bu anlamda davacının iş bu dava ile talep etmiş olduğu rakamın piyasa rayiçlerinden oldukça fazla olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından imzalanan ibraname ve feragatname doğrultusunda davalı ... sorumluluğunun sona erdiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; karşı tarafça ödenen bedel ile ödenmesi gereken bedel arasında fahiş fark olduğunu, bu farkın dosya kapsamında bilirkişi kanalı ile de tespit edildiğini, davaya konu uyuşmazlığın istinaf mahkemesinin kararı gereğince de tüketici mahkemesinde görüldüğünü, bu nedenle davacının tüketici olduğu ve araç alım satımına ilişkin ticari bir faaliyet içinde olmadığının ortada olduğunu, davalı ... şirketinin ise tacir olup faaliyet konusu itibari ile araç değerlerinin tam olarak ne kadar olduğu konusunda uzman olduğunu, davacının aracının gerçek değerinden 168.000,00 TL eksik ödendiğini,
mevcut durumda davacının bilgisizliğinden yararlanıldığını, davacı tarafından davalıya verilen ibraname sonucu ödeme ile ödenmesi gereken bedel arasında fahiş fark olması nedeniyle davacının deneyimsizliğinden ve zor durumundan yararlanıldığının ortada olup bu belgenin ibraname olarak değerlendirilemeyeceğini, kanunun özü ve sistematiği incelendiğinde 2918 sayılı KTK'nın 111 inci maddesinin kasko sigortalarını kapsamadığının ileri sürülemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9096, K. 2025/2320, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama