KÜNYE
4. Hukuk Dairesi 2022/9512 E., 2022/12075 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2022
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
862 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 23/12/2020 tarih 2020/İHK-28686 sayılı davalının itirazının reddine dair kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili; 19/06/2018 tarihinde davalıya sigortalı araç içinde yolcu olarak bulunan davacının eşinin meydana gelen kaza nedeni ile vefat ettiğini, davalının 149.069,04 TL ödeme yaptığını ancak ödemenin yeterli olmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; bilirkişi raporu doğrultusunda talebini 95.936,04 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davacıya ödeme yapıldığını, gerçek zararın tespiti amacıyla vefat edenin geliri, destek sahiplerinin paylarının belirlenmesi gerektiğini, vefat edenin hatır için taşındığını bu nedenle tazminattan indirim yapılmasını talep ettiklerini savunarak, başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 95.936,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının 21/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; davalı vekilinin karara itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin destek paylarına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalma zararının hesabında, destekten yoksun kalanlara müteveffanın sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir.
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir.
Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir.
Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir.
Çünkü Türk aile sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir.
Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.
Destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile sağ olan ana ve babasına ayıracağı varsayılmalıdır. Destekten yoksun kalanlardan bir kısmının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunup diğer kısmının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmadığı durumda talepte bulunmayan destek görenlerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir.
Karara esas alınan aktüerya raporunda; çocukların yaşı nedeni ile destek payı ayrılmadığı , kız çocuğun 28 yaşında ve evli olması nedeni ile erkek çocuğunun ise hesap tarihinde 20 yaşında olduğu belirtilerek destek payı ayrılmamıştır.
Ancak Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarinda Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar ekinde yeralan destekten yoksun kalma tazminatı hesaplama esaslarına ilişkin 5/d maddesinde;” bakıma muhtaçlık gibi özel bir durum olmadıkça destek şahsının çocukları için 22 yaş desteklik süresi sonudur. Ancak lisans ve lisansüstü eğitim düzeyinde bulunan çocuklar için 25 yaş desteklik süresi sonudur.” demektedir.
Bu durumda erkek çocuğun eğitim gördüğü iddiasının araştırılarak üniversite öğrencisi olması halinde belirtilen esaslar uyarınca pay ayrılması gerekirken, açıköğrenimde okuduğu ve masrafı olmadığı gerekçesi ile pay ayrılmaması usule aykırıdır.
3-Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, davacı için 95.936,04 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına toplam 13.063,92 TL vekalet ücretine hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin, vekalet ücretine yönelik itirazlarının reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9512, K. 2022/12075, 12 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama